Baba Ocagi adli dizinin oyuncusu Ali Sürmeli, katildigi canli yayinda anlattiklari ile herkesi soke etti.
Ali Sürmeli, katildigi canli yayinda anlattiklariyla herkesi soke etti.Tiyatro ve sinema sanatçisi Ali Sürmeli, Habertürk'te Saba Tümer'in programinin konugu oldu.
Sürmeli, bir televizyon programinda ABD baskani Bush'a ayakkabi firlatan Irakli gazeteci Muntazar El-Zeydi'nin öldürülmemesi çagrisinda bulundugunu ve bir süre sonra ise belediyeden ekiplerin gelerek evinin bahçesini yiktigini söyledi.
Sürmeli'nin, canli yayindaki bu iddiasi herkesi sasirtti. Ali Sürmeli, AK Parti'ye oy verdigini belirtti ve oyunun tertemiz oldugunu, onu geri istedigini söyledi.
Iste, siradisi bir canli yayinda bir sanatçinin ilginç tepkisi:
GRAYDERLER KAPIMA DAYANDI
"Bir televizyon programina zorunlu olarak çiktim ve orada skeçte 'Yasasin El-Zeydi. Öldürmeyin El-Zeydi. Hadi hep beraber söyleyelim' dedim. 2 gün sonra Taksim Cihangir Kazanci Yokusu'nun oradaki evime grayderler, dozerler geldi. Ciddi söylüyorum. Büyük olasilikla 'Bu lafini geri al. Yoksa bahçeni tarumar edecegiz' diye gelmisler diye düsündüm ve "Lütfen, El-Zeydi'yi öldürmeyin, El-Zeydi yasasin'... Grayderler geldi. Bahçe kati benimki, önü de bos, bahçe... Biz oraya ceviz agaçlari, erik agaçlari ve güller ekmistik. Hepsini söktüler ve bana dogru geliyorlar. En son kapiyi kapattim camdan, 'El-Zeydi'yi öldürmeyin, lüften'... Çok sevdigimden degil, dublorü 'Bustun' biliyorsun... 'Bustun' kendisi degildi, dublörüydü oraya gönderdigi. O kendisi gider mi Amerikali? Uyanik, ama gazeteci yedi firlatti ayakkabiyi ona. Ben de hani kemiklerini falan kirdilar ya, öldürmeyin yani o kadar da degil yani' diye ricada bulundum... Sonra benim evimi, bahçemi yiktilar.
BELEDIYE'DE BENI TANIMADILAR
Belediye'ye gittim. Beyoglu Belediyesi'ne dedim ki, 'Efendim benim bahçeyi su anda yerle bir ediyorlar. Lütfen buna belediye olarak falan... 'Kimsiniz?' dedi. Hatirlatiyorum ben televizyondan hiç gözün isirmadi mi falan... Yok, kadinin gözleri baska bir göz. 'Buyrun, ne istiyorsunuz?' dedi. Dedim ki, 'Hanimefendi yikiyorlar, buna bir müdahale etseniz'. 'Neresi, ada, pafta püftük istiyoruz biz' dedi. 'Nereden bulacagiz biz onu' dedim. 'Sizde tapu yok mu?' dedi. Var ama evde, ama yikiyorlar yani. Gittim o yikintilar arasinda aldim, getirdim, bakti. 'Ay Abdullah Bey'in yeri' dedi. 'Nasil yani' dedim. Beni tanimiyor. Bu Abdullah Bey, ben de tedirgin oldum. Orada dedim ben bu Abdullah Bey'e söylemek istiyorum. Bu Abdullah Bey'ler bana bir tane gül verdiler. Tiyatroya geldiler, böyle türbanli güzel kizlar. Su gibi hepsi. Çocuklar yakisikli, her biri Kenan Imirzalioglu, ama sakalli. 'Efendim biz size bir gül verecegiz, oyunuzu bize verir misiniz?' dediler. Ama simdi beyaz güle kim hayir diyebilir ki, 'Tabi' dedim aldim gülü.
OYUMU AK PARTI'YE VERDIM... LÜTFEN OYUMU BANA GERI VERIN
Sonra belediye seçiminde gittim, oyumu bu AK Parti'ye verdim. Simdi o gülleri kökleyip attilar ya onlarin hepsini yikintilar arasinda topladim. Onlari götürecegim bu AK Partililerin en basinda kim varsa... Abdullah Bey her halde Sayin Abdullah Gül olamaz. Yani gelip benim arsamda ne isi var, koskoca Cumhurbaskani'nin. Ben bu gülleri köküyle AK Partililere geri veriyorum. Lütfen bana oyumu geri verin. Lütfen, çünkü benim oyum tertemizdi. Beyaz gül kadar temizdi. Onu bana geri verin. Seçime girecegiz kime verecegime artik karar verecegim.
Beyoglu'nda yasayan sanatçi dostlarim; lütfen siz de oylarinizi geri alin. Seçimde bir daha düsünün. Tesekkür ederim."