| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLARHAVA DURUMU |
Söyleyecek çok sözüm var ama...''Belki seçimden sonra olsaydi daha sicak, farkli seyler konusabilirdim. Seçim öncesi bazi seyleri söylemek bana yakismaz. Söyleyecek çok sözüm var. Ancak bazi sözlerin yeri, zamani oldugundan yanayim. Düsüncelerim seçim malzemesi olarak 28 Mart 2004 seçimlerinden iki gün önceydi... Milliyet EGE’de yayimlanacak seçim röportajlarinin sonuncusunun konusu, “Seçimden bir gün önce Ahmet Piristina”ydi. Kültürpark’taki Izmir Sanat’in bahçesinde, Buca’daki mini mitingten gelen Piristina Ailesi’yle bulusmustuk. Çimlerin üzerinde, Mine, Levent, Ahmet Piristina’yla birlikte poz verip, röportaja devam etmistik. Ahmet Piristina, 2009’un hayal ettigi Izmir’ini anlatmisti. Seçimi kazandi ama hayal ettigi Izmir’i göremeden göçüp gitti.
Tesadüf müdür bilinmez! Bu seçimin son röportaj konusu da yine “Piristina Ailesi” oldu. 29 Mart yerel seçimlerinden iki gün önce, basina çok da fazla konusmak istemeyen Mine Piristina’yla bulustuk. DSP’den Konak Belediye Meclis birinci sira adayi oglu Levent Piristina da katildi sohbete. Geçen hafta yaptigi, “Kimse Ahmet’in adini seçim malzemesi yapmasin” çikisini, oglunu, DSP Konak Belediye Baskan Adayi Erdal Izgi’ye destek için yeniden indigi seçim çalismalarini ve biraz da anilari konustuk. Zaman zaman duygular ve keskeler karisarak tamamlandi sohbet. Mine Piristina, “Arkama Ahmet’imizi alsak... Piristina kösesinde çeksek fotograflari” sözleriyle basladi röportaja ve sorularimiza su yanitlari verdi: Büyük keyif aliyorum// em Bugüne kadar hep Ahmet Piristina’nin seçim çalismalarinda gördük sizi. O üzücü olayin ardindan simdi de oglunuz Levent’e ve DSP Konak Belediye Baskani Erdal Izgi’ye destek için çiktiniz meydanlara. Esinize destek verirken Izmirliler sizi kucaklamisti. Simdi ne hissediyorsunuz?/em/ - Çok farkli duygular yasiyorum. Ahmet’le bu çalismalari yaptim. Çok keyifliydi. Ilk baslarda (1999’da) pek akil edememis, birsey yapmamistim. Rahmetli Inönü’nün kizi ve damadiyla yemek yiyorduk, o sordu: “Napiyorsun?” diye. “Sen de çik sokaklara. Biz de babam için çalismalar yapmistik” dedi. Onun önerisi üzerine basladik. 2004’te de ayni tempoyla devam ettik. O zamanlar çok çalisiyorduk. Hatta bir gece eve geldik, çok yorulmustuk. Dostlarimizla oturuyorduk. Ahmet, “Bana çalismiyor, kendine çalisiyor. Patlatacak bir yerden adaylik” diye takildi bana. Simdi Levent de, “Hep kocana çalistin, biraz da bana çalis” diye takiliyor. Bu sefer oglum ve Erdal Izgi için yola çiktik. Kendimizi tanitiyoruz. Çogu insan taniyor ama isimle el uzattiginiz zaman daha çok ilgi gösteriyorlar. “Mine Piristina” dedigim zaman elinde kahvesi, sigarasi olan birakiyor; “Ah keske... Ah keske...” Ve bütün duydugum laf bu: Keske. Nedir bu keske? Artik yorumlari bilemeyecegim. Sorulmuyor da... “Ne yapacagiz” deyip geçiyoruz. Keyif aliyorum. Önce ona danisiyoruz// emPolitikanin acisini da, tatlisini da, yorgunlugunu da, keyfini de yasadiniz. Her seye ragmen oglunuzu destekliyorsunuz.../em/ - Oglumun da politikada olmasini destekliyorum. Sokaklara çiktim. Ogluma ve Erdal Baskan’a cani gönülden destek için. Belki de bunlari yasadigim için çok iyi biliyorum. Hem çok keyifli hem çok zor dönemlerdir. Ancak gelinime kiyamiyorum. Ama ona da örnekler vererek, “Her sey güzel olacak, kazanmanin getirdigi mutluluk her seyden güzeldir” diye keyifle çalisiyoruz. emAhmet Piristina da istiyor muydu? /em/ - Ben her pazar Ahmet’e giderim. O benim bes senedir rutinim oldu. Her özel, farkli birsey oldugunda da gidiyoruz. Ahmet’e anlatiyoruz. Sonra geri dönüyoruz. Bazen Zeynep’e, “Annem, kalk gidelim. Babana anlatalim” diyorum. Onun, “Anne ben gittim anlattim” dedigi oluyor. Levent’e de sorarim, “Gittin mi babana?” diye. O da, “Gittim, olurunu aldim” der. Babamiza da hep soruyoruz. Bu konuda da olurunu aldik. em“Ahmet’in adini kimse seçim malzemesi yapmasin. Ahmet’in adini oglum ve kardesimiz Erdal Izgi disinda kimse kullanmasin” dediniz. Bu çikisi yapmaniza sebep olan neydi?/em/ - O tepkiyi vermek istedim. Ahmet’in anilmasi çok degerli. Ama politik açilardan kullanilmasina karsiyim. Belki zaman zaman yeri geldiginde söylemedikleri için içimin yandigi anlar çok oldu. “Su anda Ahmet söylenmeli” dedigim anlar çok oldu. O zaman da kullanmasi gereken yerlerde kullanmayip ya da kalemine almayip ama seçimde Ahmet’i kullancaksin... Yok... Ben de kimsenin onu oy için, kisisel menfaatler için kullanmasindan yana degildim. O çikisi ondan yaptim. Ahmet’i anmak benim için en güzel keyif. Zaten ben hep bunu hiç bitmeden yasiyorum. Benim kimseye, “Piristina’nin adini agzina almasin, kullanmasin” demeye hakkim yok. Ahmet zaten Izmir’e, hatta Türkiye’ye mal olmus. O bize o kadar mutluluk veriyor ki... Ben bes senedir Izmir’deyim. Inanin daha soyadimi ögrendikleri andaki reaksiyonlari gördügüm zaman soktayim. Eve gelip, “Çocuklar çözemiyorum” diyorum. Bes sene bu, az degil. Nasil bir sevgidir, nasil bir saygidir! Onun müthis bir rahatligi, gururu içindesiniz. Seçimlerde de çok daha kuvvetli bir vaziyette insanlarin önüne çikabiliyorsunuz. Hiçbir korkunuz yok. Çünkü politikaya insanin çok düsünerek girmesi lazim. Levent’in ve Erdal’in bunu aynen yapacagina inaniyorum. Biri evladimiz, biri kardesimiz... Izmirlilere çok tesekkür ederim. Çok güzel karsiliyorlar. Destek verdiklerini söylüyorlar. Unutulmayan unutulmuyor. Bazi sözlerin zamani var// emHayatta olsaydi Izmir’de yasananlari nasil degerlendirirdi?/em/ - Belki seçimden sonra olsaydi daha sicak, farkli seyler konusabilirdim. Seçim öncesi bazi seyleri söylemek bana yakismaz. Söyleyecek çok sözüm var. Bazi sözlerin yeri, zamani oldugundan yanayim. Düsüncelerim seçim malzemesi olarak görülsün istemem. Aileme de yakistiramam. Kirici olmak istemem. Rencide etmek istemem. Tabi çok keskelerim oluyor. Birakin benim, “Ah... Ah” dediklerimi. Size az önce de örnegini verdigim gibi birçok sade vatandasimiz, “Ah simdi olsaydi”, “Keske” diyor. Bana gelene kadar zaten çogu kisi bunu söylüyor. Çok net cevaplamak istemiyorum ama herkeste oldugu gibi bende de çok keskeler var. “Ah simdi olsaydi” diye... Ahmet hakikaten heyecanliydi ikinci dönemde. Çok yazik... Hatta ben ona seçimlerden sonra, “Artik ne olur dinlen” dedim. “Gel bir hafta tatil yapalim” dedim. “Yok” dedi bana. “Ben daha bir 1.5 sene non stop çalisacagim. Bu Izmir’i hoplatacagim. Ondan sonra tatil hakki olabilirse olur” dedi. Ama iste yasadigimiz olaydan sonra da bu hoplatmayi yasayamadik. Bu meslegi bilmek lazim// emBu seçim sürecinde yasananlari nasil degerlendiriyorsunuz?/em/ - Bu seçim önemli. Türkiye genelinde önemli oldugu gibi, Izmir için de çok önemli bir seçim. Çok seye isaret edecek gibi düsünüyorum. Adaylar konusunda da düsündürücü seyler gözüme çarpiyor. Bana, “Anne, yenge, kizim ne olur aday ol” diyen çok oldu. Mesleklere de hakaret etmemek lazim. Bu meslegi bilmek lazim. Bu görevlere, bilenlerin gelmesi lazim. Yüksek makine mühendisiymis, isadamiymis... Bence öyle olmamali. Bu isi, sehri, yöreyi bilen biri olmasi lazim. Inanin çok zor. Ben bunu Ahmet’le yasadim. Sabahlara kadar yagmur tanelerini sayardik nöbetlese. Bunu bilmek lazim. “Oxford’tan mezun, çok iyi, efendi”... Ama bunlar yeterli degil. Sehri, altyapiyi bilmek lazim. Benim de adaylarim öyle olunca (yani oglum ve Erdal) içim çok rahat. Bu arada sizin araciliginizla söylemek istedigim bir sey daha var. Su anda görevde bulunan Konak Belediye Baskanimiz Muzaffer Tunçag için haksizlik yapildigindan yanayim. Bes senedir bize gösterdigi agabeylik için de tesekkür ediyorum. Bize güven verdi. Aday gösterilmemesini kayip olarak görüyorum. Kismet böyleymis. img src=http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/03/27/fft16_mf208286.Jpeg alt= / class=HaberBaslik1Hayalindeki Izmir’i anlatmisti// Tarih 26 Mart 2004. Seçimlerden iki gün önceydi... Milliyet EGE’de yayimlanacak seçim röportajlarinin sonuncusunun konusu, “Seçimden bir gün önce Ahmet Piristina”ydi. Kültürpark’taki Izmir Sanat’in bahçesinde çimlerin üzerinde, Mine, Levent, Ahmet Piristina’yla birlikte poz verip, Baskan’dan 2009’da nasil bir Izmir hayal ettigi dinlemistik. class=HaberBaslik1Levent Piristina anlatiyor:// Babamin olurunu alip, aday oldum/ - Bes yil geçmesine ragmen hala eksikligi hissediliyor ki... Kimse kara kasini, kara gözünü özlemiyor herhalde! Ama bunun disinda halk hala Ahmet Piristina’yi özlemle bu kadar aniyorsa o zaman, “Acaba yeri dolmadi mi? Olsaydi birtakim aksakliklar olmazdi” gibi düsünceler herkesin kafasinda hakim. Biz kendi aramizda da anlam veremiyoruz. Bir siyasetçinin halkin arasindan ayrildiktan bes yil sonra fiziken de ayrildigi düsünülürse... Bu birseyin acabasi? - Aktif olarak politikaya ilk girisim ama hem egitim olarak hem de aile olarak içinde büyüdüm. Dogdugum günden bugüne kadar siyasetin konusulmadigi, ülke sorunlarinin konusulmadigi ortam olmadi. Bizim ev hep bunlari konustu, bunlari tartisti. Sanatçisi, gazetecisi, siyasetçisi, isadami, bürokrati, teknokrati... Böyle bir ortamda büyüyorsunuz. Hep ülke sorunu, kent sorunu konusuluyor. Sosyal çevreniz de buna göre gelisiyor. Normal bir meslek grubunda çalisan birine göre önce ister istemez sonra da isteyerek bu ortami hazirladi. Sonrasina bakacagiz - Su an itibariyle 29 Mart’i hedef koyduk ama ondan sonrasi için bakacagiz... Bir bes sene sonrasi bizi nereye götürür? O zaman somut birseyler söyleyebiliriz ancak. Performansa dayali hedef artirilabilir, yön degistirebilir. Ama ilk hedef bu... Bu seçimde Konak’in verecegi mesaj çok önemli. Konak önemli bir bölge. Birebir temasla, birebir insanlarin duygusunu hissederek, 29 Mart’la ilgili kararini net olarak anlayabiliyorsunuz. Bunu gördügümde de müthis bir destek var. - Biz babamla böyle birseyi hiç konusmamistik. Ama beni yetistirirken de, gittigi ortamlarda yanina almasindan da onu anliyordum. Babam bizim hayatimiza müdahale etmek istemezdi. Kendi seçimimizi kendimizin yapmamizi isterdi. Ama gittim, olurunu aldim.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
| Hüsamettin KÖKSAL | |
| BATISIN VE BITISIGIN ESIGINDEKI ABD |
| Mehmet Dogan | |
| Yazi, Yazarlik, Modern Zamanlarda Yazar |
| M.Çetin Baydar | |
| Narmanli Sokagi |
| Ahmet Fidan | |
| Kültür Bakani Günay TYB'ye neden Tavir Koyuyor? |
| Fatih DURMUS | |
| Dünya devleti olma yolunda ilerlerken bölücülük hareketleri |
| Prof. Dr. Oya Akgönenç | |
| LİBYA : KOLLEKTİF SÖMÜRGECİLİK: Yeni bir dönemin başlangıcı |
| Ramazan Durmus | |
| Açik mektup |
| Abdurrahman Sahin | |
| ATESLE OYNAMAK |
| Mehmet MALDAR | |
| Bankalarin Yeni Taktigi |
| Minberden Gönüllere | |
| MINBERDEN GÖNÜLLERE.. |
| Ibrahim Ulvi Yavuz | |
| Okumak |
| Ibrahim Demirci | |
| Türk Dil Kurumu'na yakismiyor! |
| Selçuk SILSÜPÜR | |
| YAVUZ BÜLENT BAKİLER'İ ANLAMAK! |
| Ürün ve Hizmet Tanitimi | |
| Yalan dünya son bölüm izle |
![]() |
erken rezervasyon 2012
erken rezervasyon 2012
Tüm Yayin Haklari Sakldir. Izinsiz Kullanilamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |