| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLARHAVA DURUMU |
Izmir 30 sene öncesinden huzurluIzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkin, Insanlar, evlerinde rahat uyuyor. Ama bu koca sehir uyumuyor. 24 saat kesintisiz yasam devam ediyor. Bu kentle birlikte uyumayan, gözüne uyku girmeyenler var. Bu sehirde huzur olmayinca huzuru olmayanlar, basini rahat yastiga koyamayanlar var. Onlar; ailelerinden, çocuklarindan, kendi yasamlarindan, sagliklarindan, uykularindan, mutluluklarindan fedakarlik ederek yasiyor. Klasik cümleler kurmak niyetinde degilim. Ama bugün Izmir, Türkiye’nin hatta dünyanin en güvenli kentlerinden biriyse bunu saglayan birileri var. Ve bugün onlarin günü. 10 Nisan Polis Günü...
Bundan yaklasik üç yil önce ilk röportaji Milliyet EGE için yaptigimizda, makamina henüz oturmustu Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkin. O günlerde, Izmir’deki kapkaç, gasp, hirsizlik mansetlerden düsmüyor, ortalikta sehir efsanesi gibi hirsizlik hikayeleri anlatilip duruyordu. Mayis 2006’da iste böyle bir ortamda Izmir Emniyet Müdürlügü’ne atanan Çapkin, bu orani yüzde 1’lere indirecegini anlattiginda açikçasi biz bile içimizden pek de inanmamistik. “Birden degil, kademe kademe” demisti. Sonra çok da fazla basina çikip anlatmadi yapilanlari. Ancak rakamlar ve yasananlar gösterdi ki, üç yilda Izmir’de bazi suçlardaki oranlar Hüseyin Çapkin’in dediginin de altina indi. Polis Günü’nden bir gece önce Fuar’daki Ekipler Amirligi’nde bulustuk Çapkin’la... Meslege nasil basladigindan Izmir’in asayisine, en son okudugu kitaptan ekibiyle ilgili düsüncelerine kadar birçok soruyu yanitladi. Polisi yeniden yapilandirdik emGöreve ilk basladiginizda Izmir, hirsizlik, kapkaç gibi suçlarin neredeyse en üst seviyelere çiktigi günleri yasiyordu. Rakamlar vermistiniz... O günkü hedefe ulasildigi görülüyor. Bu sehir, bu insanlar, bu ekip o gün de vardi. Nasil bir sistem kurdunuz da Izmir simdi örnek gösterilebilecek konuma geldi?//em - Belki döne döne hep ayni seyleri söylüyormus gibi oluyor ama... Insanlar bu sehirde yasiyorlar, daha önce de burada yasiyorlardi. Ve simdi de yasiyorlar. Daha önceki zamanlarda çektikleri sikintilari biliyorlar. Simdi onlarin büyük ölçüde giderildigini görüyorlar. Onun için çok sik bu sorularla karsilasiyoruz. Gerek sokakta yolda giderken, gerekse basinda... Tabi bunlar tesadüfen elde edilmis basarilar degil. Hepsi bir plan, proje, sistem içinde elde edilmis. Bu kentin polisini yeniden yapilandirdik. Örnegin su an bulundugumuz yer... Burasi yillardir Ekipler Amirligi’ydi. Izmir’de tekti. 40-45 civarinda ekibi bulunuyordu. Karsiyaka, Buca, Bornova ve Balçova’da da olusturarak bölge sayisini bese çikardik. Su anda 170 ekibimiz var. Sokakta gördügünüz, gezen asayis ekipleri yani. Vatandas 155’i arayip yardim istediginde ilk kosup gidenler onlar. Ekipler Amirligi’nde performans yönetimine göre çalisiliyor. Her 15 günde bir performanslar ölçülüyor. Ekipler, kendi ve digerlerini barkovizyonda görüyorlar. 15 günde ne yapmislar, kaç puan almislar. Verimleri düsükse burada kalamazlar. Yüksekse daha cazip olan birimlere (kaçakçilik, istihbarat, terör, güvenlik birimleri gibi sivil çalisilan yerlere ya da sokak timleri) geçerler. Performans, bizim bu kente getirdigimiz en önemli yeniliklerden biri. Hallaç pamugu gibi atiyorlar emBir de Huzur Timleri var... //em - Huzur Timleri yeniden yapilandirdigimiz ayri bir birim. Simdiki adiyla Güven Timleri... Bu arkadaslarimiz da halkin yogun olarak bulundugu alanlarda, alisveris merkezlerinde görevli. Suçlular kendilerini hemen fark etmesinler diye kamufle olmus sekilde giyiniyorlar. Hem motorlulari hem de yaya devriyeleri var. Kenti hallaç pamugu gibi atiyorlar. Girmedikleri sokak yok. Özellikle alisveris merkezlerinde çalisiyorlar. Kemeralti da ilginç bir örnek bizim için. Tarihi çarsida ortalama 80 civarinda hirsizlik olayi oluyordu ilk geldigimiz zamanlarda. Simdi sifir. Orada 30 sokak timimiz var. Yani 60 kisi. Dükkan sahipleriyle olusturduklari bir ag var. Oraya düsen her suçlu yakalaniyor mutlaka. Yakalaninca da oraya bir daha girmiyor. Bir de okul timlerimiz var. Okul idaresinin bir sikayeti varsa, disardan süphelendikleri kisiler varsa onlari takip edip suçüstü yakaliyorlar. Projemizin dördüncü ayagi da “Infaz Otomasyon” dedigimiz proje. Kisacasi, bütün polislerin aranan kisileri ariyor olmasi. Bu da arananlarin yakalanmasiyla ilgili artisi alti-yedi kat yukariya çekiyor. Dün 10 kisi yakalaniyorsa simdi 60 kisi yakalaniyor. Son üç senede 100 bin civarinda kisinin yakalandigini gördük. Kapkaç orani 0.3’lere düstü emBu huzur rakamlara da yansidi. Rakamlarla Izmir’in huzurunu nasil anlatirsiniz?//em - Rakamlarla ifade ettigimizde “Nedir huzurun adi” derseniz, daha önce ayda alti-yedi bin civarinda kapkaç olurken bu sayi geçen ay altiydi. Ondan önceki sekizdi. Günde 0.3’lere düstü. En fazla oldugunda 12-13 oluyor. Kentin gündeminden artik kapkaç suçu çikti. Kisacasi polis neyi var neyi yoksa sokaga koydu. Sokagin sesini dinledi. Sokagi arastirdi. Sokagi tirmaladi. Kisacasi, sokaga oynadik. Öyle yapmak zorundaydik zaten. Sandigimizdan çok daha öncelikli tarihlerde o hedeflerimize ulasabildik geçmis zamanlarda. Simdi onun huzurunu yasiyoruz. Veya o istikrarin devam etmesini sagliyoruz, saglamaya çalisiyoruz. Yani “Bu bir maraton kosusudur” diyoruz. 100 metre kosuyorsun, sürekli kosmak gerekiyor. Diger illerde de artik bu projeler uygulaniyor. Model oldu. Diger iller de bundan verimli sonuçlar elde etti. Hatta zaman zaman yabanci ülkelerden polisler geliyorlar. Onlar da bunlari çok ilginç buldular. Kendi ülkelerinde bu modelleri uygulayacaklarini söylediler. Çarpici sonuçlarin temelinde bu projeler var tabi ama asil önemli olan insan unsuru. Bu projeleri arkadaslarimiz, inanarak uyguladi. Bu bir takim oyunu. Biz bu projelerin sadece ögretmeniyiz belki. emIzmir’de bunlardan baska yapmak isteyip de hayata geçiremediginiz projeler oldu mu?//em - Bu kenti bir laboratuvar gibi algiladik. Arkadaslarimiza da öyle söyledik. “Düzeltecegim, yapacagim” degil de önce problemi koyuyorsunuz önünüze, analiz ediyorsunuz, didikliyorsunuz. Neler var? Neler yanlis, neler dogru? Neler yaparsaniz, nasil sonuçlar alirsiniz? Bunlari ölçüp, sonuç çikariyorsunuz. Eger yanlislariniz varsa bunlarin içinde onlari düzeltiyorsunuz, iyiye gitmesini sagliyorsunuz. Takip ediyorsunuz. Dolayisiyla diyelim ki su anda yeni bir suç sekli türedi, yeniden o konuda birtakim yapilanmalar gerekti. O zaman onlari yaparsiniz. Dolayisiyla bizim artik her suçu takip edebilecek kadar hem zamanimiz hem personelimiz hem de inisiyatifimiz var. Kentin daha önce 30 ilçede günde bin olan suç sayisi simdi 170 civarinda. Bu rakamlara baktigimizda, “30 sene önceki Izmir’den daha huzurluyuz” diyebiliriz. Sayisal olarak bu böyle. emGörev yaptiginiz süreçte en kötü gününüz hangisiydi? “Eyvah” dediginiz oldu mu hiç?//em - Hollanda’ya gitmistik, kardes eyaletimiz Twente’ye... Dönmemize yakin Izmir’de (Yaghaneler) bomba patladi. Orada hemen kriz masasi olusturduk diyebilirim. Sürekli irtibat sagladik. Hemen döndük buraya. Arkadaslarimiz zaten epey mesafe almislardi. Kisa sürede failleri yakalamistik. O bomba patladiginda tabii ki “Eyvah” diyorsunuz. Ama neye “Eyvah” diyorsunuz? Iki servis araci etkilenmis. Yaralilar vardi, ölen yoktu ilk asamada. Sonra bir ölü oldu. Bir askerimiz sehit oldu. Panikle “Eyvah“ demiyorsunuz. Üzülüyorsunuz. Ondan diyorsunuz. Ama biz, “Onlari buluruz inancini” hiçbir zaman kaybetmedik. “Er ya da geç buluruz” dedik. Sandigimizdan, bekledigimizden çok daha erken yakaladik. Hemen yakalanmasi da daha çok huzur veriyor insanlara.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
| Hüsamettin KÖKSAL | |
| BATISIN VE BITISIGIN ESIGINDEKI ABD |
| Mehmet Dogan | |
| Yazi, Yazarlik, Modern Zamanlarda Yazar |
| M.Çetin Baydar | |
| Narmanli Sokagi |
| Ahmet Fidan | |
| Kültür Bakani Günay TYB'ye neden Tavir Koyuyor? |
| Fatih DURMUS | |
| Dünya devleti olma yolunda ilerlerken bölücülük hareketleri |
| Prof. Dr. Oya Akgönenç | |
| LİBYA : KOLLEKTİF SÖMÜRGECİLİK: Yeni bir dönemin başlangıcı |
| Ramazan Durmus | |
| Açik mektup |
| Abdurrahman Sahin | |
| ATESLE OYNAMAK |
| Mehmet MALDAR | |
| Bankalarin Yeni Taktigi |
| Minberden Gönüllere | |
| MINBERDEN GÖNÜLLERE.. |
| Ibrahim Ulvi Yavuz | |
| Okumak |
| Ibrahim Demirci | |
| Türk Dil Kurumu'na yakismiyor! |
| Selçuk SILSÜPÜR | |
| YAVUZ BÜLENT BAKİLER'İ ANLAMAK! |
| Ürün ve Hizmet Tanitimi | |
| Yalan dünya son bölüm izle |
![]() |
erken rezervasyon 2012
erken rezervasyon 2012
Tüm Yayin Haklari Sakldir. Izinsiz Kullanilamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |