| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLARHAVA DURUMU |
''IZMIRLI OLMAK'' DEDIKLERI ISTE BUSibel Arna - Hürriyet gazetesinde Izmir''''li olmayi anlatti. Türkiye’nin en çok konusulan ve konusturan ili neresi diye bir arastirma yapsalar Izmir açik ara önde çikar. Izmirli olsun olmasin herkes, kizini, yazini, zeybek havasini, kumrusunu, çigdemini, Kemeralti’ni, Kordonboyu’nu, Levanten ailelerini, gávur olup olmadigini, 35,5’unu, körfez kokusunu konusur durur. Bugüne kadar hakkinda çok yazi yazildi. Ama son noktayi bundan yaklasik iki ay önce yazdigi yaziyla Yilmaz Özdil koydu. Öyle bir yaziydi ki, Izmirli olmanin bütün kodlarini ayan beyan ortaya dökmüstü. Özdil’in yazisi hálá gündemde. Izmirli olup da okumayan yok. Herkes internet üzerinden birbirine gönderiyor ve yazidaki kodlari tartisiyor. Buradan yola çiktik, genis çapli bir arastirma yaptik. Izmir’in ileri gelen isimlerine Izmirli olmanin onlar için ne anlama geldigini sorduk. Izmirliligin sifresini çözdük. Yilmaz Özdil HER SEY BU YAZIYLA BASLADI IZMIR Türkiye’den sikildigim zaman Izmir’e giderim ben. Simite gevrek deriz biz... Çekirdege çigdem. Kordon elektrik aleti degildir. Kumru da kus degildir bizim için... Yengen’i yeriz. Sen sigorta dersin... Biz asfalya deriz. Uzatmayiz... Gidiyom geliyom deriz. Evimiz isterse 800 metrekare olsun, balkonda otururuz. Hidrellez filan gibi mazeretler uydurur, sabaha kadar sokaklarda içeriz. Parasüt kulesinden atlamayana kiz vermezler; kizlarimizi da tavlayamazsin ha... Cani çekerse, o seni tavlar! Bak iddia ediyorum, okey sampiyonasi düzenlense, Izmirli kadinlar alir kupayi... Erkekleriyle kahveye giderler çünkü... Sasirdin di mi? Al buna da sasir, nargile içerler... Askili giyerler, sortla gezerler, öküz gibi bakarsan, bi çakar, bi de duvardan yersin... Gönül Yazar’iz, Sezen Aksu’yuz; bir gül takip da saçlarina, çikti mi deprem sanirdin kantosuna, Karantinali Despina’yiz... Sensin Varos! Biz tenekeli mahallede bile el ele gezeriz. Erkeklerimiz de fena degildir hani... Detaya girmeyeyim, Ayhan Isik, Metin Oktay, Mustafa Denizli mesela, bi fikir verir sana... Ertugrul Özkök’ün kirdigi cevizleri okuyoruz; esi kafasina ütü atmis... Hava güzel, daraliriz, okulu ekeriz. Mezun olduktan sonra ögretmeniyle kadeh tokusturmayan ögrenciyi zor bulursun Izmir’de. Siz sembol diyorsunuz ama, saat kaç diye Saat Kulesi’ne bakani bulamazsin, altinda bulusanlar bile zahmet edip kafasini kaldirmaz! Rahatizdir... Çocuklari Kemeralti’da kaybederiz, alisverise devam ederiz, esnaftan biri bulup getirir, çikista Kemeralti Karakolu’ndan aliriz... Aglayip zirlamak bi yana, çogu dondurmayi bitirmedigi için ayrilmak istemez karakoldan, iyi mi... Aceleye gelemeyiz! Bir sene önceden duyurmaya basla, de ki, 22 Agustos saat 20’de tiyatro basliyor... 20.30’da geliriz... Sanatçilar da Izmirliyse, tiyatro zaten 21’de filan baslar... 35’imiz var. 35 buçugumuz da var. Arkadan sirenleriyle isterse Cumhurbaskani gelsin, bana mi sordu, tarladan gitsin, makam arabasina yol vermeyiz. Ertugrul Özkök 80 yasindaki annem yaziyi okuyunca Yilmaz Özdil’i aramis Yilmaz Özdil’in Izmir yazisi çiktigi gün Izmir’deydim. Annemin yas gününü kutluyorduk. Ailemizin dört nesli oradaydi. Baktim annem yaziyi okumus. Kiz kardeslerim okumus. Onlarin çocuklari da okumus. Gerçekten olaganüstü bir yaziydi. Üç gün sonra Yilmaz aradi. "Abi bugün hayatimda ilk defa bi genel yayin yönetmeninin annesinden telefon aldim" dedi. 80 yasindaki annem aramis ve yaziyi ne kadar çok sevdigini anlatmis. Yazi, Izmirli kadinlar ve genç kizlar için bir methiye gibiydi. O yaziyi ben de çok sevdim. En çok hosuma gideni ise, "Kemeralti’nda kaybolmak" tespitiydi. Her Izmirli çocuk mutlaka Kemeralti’nda bir kere kaybolmus ve karakolda annesini babasini beklemistir. Kimse heyecanlanmaz. Türkiye’de hemserilik duygulari kuvvetlidir. Izmir’de ise hemserilik duygusunu asan, daha farkli bir sey var. Her Izmirli, hiçbir zaman dönmese bile, bir gün mutlaka sehrine dönecegi duygusuyla yasar. Bana göre Izmir’in en çekici tarafi, kadinsi bir sehir olusudur. Daha dogrusu kadin durusu çok kuvvetli bir sehir olusu. Hepimiz bu durus ve meydan okumayla çok övünürüz. Erkeklerimiz de, bu durusun arkasinda saf tutmaktan acayip keyif alir. Mustafa Denizli (BJK Teknik Direktörü) Izmirli olmak her faturayi cezali ödemektir Izmirli hiçbir yere vaktinde gidemez. Ben hayatta bir tek isime vaktimde giderim. Onu da Istanbul’da ögrendim. Elektrik, su, dogalgaz fark etmez. Izmirli olmak her faturayi cezali ödemektir. Izmir özgürlükler sehridir. Kordon’da iki gencin öpüsmesi olagandir bizim için. Bu manzaraya bir tek Istanbullular bakar ve sasirir. Yasar Aksoy (Izmir arastirmacisi yazar) Victor Hugo söylemis: Izmir bir prensestir Victor Hugo’ya katilmamak elde mi? "Les Orientales" isimli kitabina bulunan "La Captive" isimli siirinin ilk dizesinde, "Smyrne est une princesse" demistir. Yani, "Izmir bir prensestir." Hugo, Izmir’e hiç ayak basmadan, çok uzaklardan söyle bir bakip, ona nasil prenses diyebilmistir? Bunun sebebi Izmir’in baskin "disilik" özeligidir. Bir Amazon kraliçesi tarafindan kuruldugu efsanelere kazinmistir. Izmir üzerine yazilmis her siir buram buram disilik kokar. O bir prensestir, bazen bir sevgili veya es, bazen kiz kardestir, bazen de küçük bir kiz çocugu. Sezen Aksu IZMIR’IN KIZLARI SEVISE SEVISE ÖLÜR DÖVÜSE DÖVÜSE DE ICABINDA Izmir’in sembol isimlerinden Sezen Aksu geçen yilki albümünde Izmir kizlarini söyle anlatiyor: Izmir’in kizlari bir elinde de cimbizlari / Disidir, anadir, efedir gidinin tatli huysuzlari / Çiktilar miydi ipek çoraplarla kordon boyuna / Savasta da, askta da esaslidir kadin duruslari / Izmir’in kizlari / Korku yok kitabinda Izmir’in kizlari / Ayiptir söylemesi laf aramizda / Sevise sevise de ölür, / Dövüse dövüse de icabinda Sakir Eczacibasi (Istanbul Kültür Sanat Vakfi Baskani) Seksen yasina geldim, bugünün Izmir’ini neredeyse tanimiyorum Çocuklugumun Izmir’inde Türkler ve azinliklar iç içe yasarlardi. Ben onlarin Rum, Ermeni ya da Musevi olduklarini, Türklerden baska bir din ve irktan geldiklerini ancak ilkokula gittigimde ögrenmis, çok sasirmistim. Kentin ekonomisi, "Levantenler" ve azinliklarin elindeydi. Ittihat ve Terakki döneminin insanlari, azinlik ve Levantenlerin bu gücü karsisinda Izmir’in Türklestirilmesi için savasima girismis. Izmirli bir eczaci olan babam Süleyman Eczacibasi da bu ortamda yetismis, cumhuriyet devrimlerine gönül vermis bir kisiydi. Türklerle azinliklarin dostluk içinde yasadiklari Izmir, 1. Dünya Savasi’ndan sonra degismis, dostluklarin yerini düsmanliklar almaya baslamisti. Bu iliskiler, Varlik Vergisi, 6-7 Eylül olaylari, Kibris Çikarmasi gibi nedenlerle, daha da kopmustu. Böylece çocuklugumun Izmir’iyle bugünün Izmir’i, yalnizca sokaklarinnin degismesiyle degil, bu toplumsal kopuslarla da farklilasmisti. Seksen yasina geldigim bu günlerde yasadiklarimi özlemle aniyorum. Bugünün Izmir’ini ise neredeyse tanimiyorum... Lucien Arkas (Isadami) Burada bir büyü var, ailem 300 yil önce geldi, bir daha da gidemedi Burada bir büyü var, herkesi kendine baglar. Benim ailem de 300 yil önce geldi bir daha gitmedi... Bu sehirde yasamak için çok nedenim var; farkli kültürlerin uyumu, insaninin samimiyeti ve yetenekli olusu, baligin lezzeti, yazin imbati ve tabii Izmir’in kizlari ile güzel insanlari... Dünyaya açilan bir liman... Arkasinda da bu ülkenin en bereketli topraklari uzaniyor. Tarih desen tarih, turizm desen turizm. Böyle bir kentten vazgeçilir mi? Ben bu sehrin tadini çikardim ve tadi damagimda kaldi. Izmir Akdeniz’in en güzel sehriydi, halen güzel fakat betonlasmayi sinirlamazsak solup gidecek korkarim. Tan Sagtürk (Balet) Öyle insanlardir ki tastan yapilmis bir kaleye kadife derler "Zeytin kokar Tanrilarin agzi, benim dogdugum memlekette" dedim. Fransa’da, benimle röportaja gelen Fransiz gazetecileri sormuslardi. Röportaj bu baslikla yayinlandi. Ege’de batidan, Yunanistan’dan gelen dalgalar, çakil taslarini oksar. O saatlerde turunçlar turunculasirken, imbat rüzgari içinizi ürpertirken dünyaya geldim. Su birikintilerinde kagittan gemiler yüzdürdüm. Sokaklara doyamadim. Izmir’de bir kale vardir. Tastan yapilmistir ama Izmirliler ona Kadifekale adini koymuslardir. Izmir’de dogup yasayanlarin tasa yakistirdiklari sifata bakin: Kadife. Ipek Tuzcuoglu (Oyuncu) Akdenizli bir Anadolulu olma sansidir Izmir. Ama insani pek tekin degildir. Siz siz olun bir Izmirlinin asfalyalarini (sigortalarini) sakin attirmayin. Sinem Güven (Manken) Kizim 14 aylik ama Izmirli kani yüz metre öteden belli oluyor. Civil civil ve özgüvenli. Annemin bana yaptigini ben de ona yapiyorum. Ben nasil 19 yasindan beri maddi olarak özgürsem o da olacak. Zeynep Aksoy (Modaci) Ugruna sarkilarin, siirlerin yazildigi kadinlarin memleketidir Izmir. Sabahlari kár yoluna, aksamlari yar yoluna giden erkeklerin sehridir. Öner Evez (Koreograf) Izmir’in kizlari güzeldir, çünkü aileleri onlara deger verir, egitimleri önemsenir, özgüvenleri yüksektir. Tania Eskenazi (Modaci) Garip, kendine has, dogustan gelen bir kültürdür gavur Izmirli olmak! Izmir sehri açik, ileri görüslü, özgüveni yüksek ama ukala olmayan bir nesil yetistirir. Nuri Çolakoglu (Gazeteci) Izmirli genis bakar genis düsünür, yüksek sesle konusur Izmir yüzyillardir Anadolu’nun dünyaya açilan penceresi olagelmis. Bu pencereden isik girmis, yenilik girmis. Onun için Izmir’in insanlari dünyaya daha rahat bakar, yenilikçidir. Kaç göç yasanmamistir. Bundan 50 yil önce Daryo Moreno Göztepe sahilinde bir kayiga uzanmis, elinde gitari sarkilarini söylerken, Izmir’in kizlari, erkekleri bu müzigi denizde çevresinde yüzerek dinliyordu. Genç kizlar ve erkekler karsi cinsten olanlarla topluca gezilip tozulabilecegini daha çok küçük yasta ögreniyorlardi. Terakkiperver Firka’dan Demokrat Parti’ye kadar Türkiye’deki birçok yeni hareketin çikis noktasiydi Izmir. Bu nedenle Izmirli genis bakar, genis düsünür, yüksek sesle konusur, karsidan yükselen sesi de dinler, kabul etmese bile onunla birlikte yasamayi bilir. Ugurkan Erez (Koreograf) Kanimiz persembeden kaynamaya baslar Izmir’de eglenceye ayrilan zaman her yerden uzundur. Persembe aksami kaynamaya baslayan kanlar, pazar aksamina kadar kendini eglenceye birakir. Her kadin güzeldir ama Izmir kizlari daha bir baska oluyor nedense. Kariyerimde unutulmaz çogunlugun Izmirli oldugunu söyleyebilirim. Ugur Yüce (Isviçre’nin Izmir Fahri Konsolosu) Izmirli, iktidarin vaat ve tehditlerine tenezzül etmemistir Izmirli Aydin’dir: Türk medyasini yöneten kisilerin çogunun Izmirli olmalari bir tesadüf olamaz. Medeni’dir: 5 Kilisesi, 7 sinagogu, sayisiz camii ile sevgili Sezen’in dedigi gibi "Müslüman’i, Yahudi’si, Urum’u"nu tek bir potada eritmistir. Dürüsttür: Tüm ülkenin hayali ihracat skandallari ile çalkalandigi yillari büyük bir ekonomik güç kaybi pahasina tek leke almadan kapatmistir. Kisiliklidir: Iktidarin tüm vaat ve tehditlerine tenezzül etmeden, muhalefet cephesinde tek yumruk olmayi bilmistir. Hiç mütevazi olmayacagim, Izmirli olmaktan büyük gurur duyuyorum. Ali Kocatepe (Müzisyen, sanatçi) Izmirli gönlünce hareket eder sikintiya gelmez Su Istanbul’da nerdeyse her kasabanin dernegi var, bir Izmirlilerin dernegi yok. Aslinda kurduk da devam ettiremedik. Bir kez daha anladim ki, Izmirli kendi ayaklari üzerinde durur, derneklere ihtiyaci yoktur, gönlünce hareket eder, sikintiya gelmez. Gevregi pekmezle pisirirler Izmir’de. Onun için gevrektir. Baska yerlerin simidine onun için alisamadim. Haluk Özyavuz (Cevher CEO’su) Sanki Avrupalidan daha Avrupaliyiz Geçenlerde karimla Alsancak Çamlik Sokak’ta Radika diye ufacik, sadece zeytinyagli Girit yemekleri yapan bir yere gittik! Karima "Iyi ki Izmirliyiz, iyi ki bu sehirde yasiyoruz" deme ihtiyaci duydum. Etrafimizda o kadar yakisikli insanlar vardi ki, civil civil! Sanki Avrupa’dan daha Avrupaliyiz; içimizle, disimizla ve davranislarimizla! Sanki bagimsiziz! Ama her seyimizle. Izmir Türkiye’nin en büyük ihracat limanina sahiptir! Avrupa’da 10 milyon adet "alüminyum jant" üretim kapasitesine sahip tek sehirdir! 70’li yillarin ortalarinda, "Gávur Izmirli" gibi tabirleri dün gibi hatirliyorum! Olsun biz ayni zamanda çok hosgörülüyüz! Izmirliyiz, takmayiz, cesuruz! Kibariye (Sarkici) Oynamadan duramam gülümsemeden yasayamam Izmirli olmak benim için sicakkanliligi ifade ediyor. Izmirliler insan sever. Girdigi her ortamda, herkesi kucaklar. Rahatizdir, genisizdir. Ben çok tezcanliyim, tipki diger Izmirliler gibi. Çat orda, çat kapi arkasinda. Oynamadan duramam, gülümsemeden yasayamam. Öyle kolay kolay karalar baglayamam. Emel Müftüoglu (Sanatçi) Tasra sicakliginda, metropol medeniyetinde bir yer Izmirli olmak herkesten daha sicakkanli ve sosyal olmaktir. Izmir’de dogmussaniz eger gözünüzü sosyal bir dünyaya açmissinizdir. Rahattir Izmirliler. Herkesten çok toleranslidir. Tutkular ugruna yapilan her seye tahammül gösterirler. Izmir kadinlarin en özgür oldugu sehirdir. Gece vakti komsudan eve yürüyerek dönerler. Canlari istedigi gibi giyinir, dekoltenin keyfine varirlar. Izmir’in tasra sicakliginda, metropol medeniyetinde bir yer oldugunu iyi bilirim. Nehir Erdogan (Oyuncu) Kadinlarin ortak agda günleri vardir, birbirlerine yaparlar agdayi, kocalarina güzellesmeye Özgürlükler sehridir Izmir. Kahkahalari patlatmak için ne efsuna, ne votkaya, ne de viskiye ihtiyaç vardir... Hani belki bir raki baligin yaninda, belki bir bira Kordon boyunda, gavuruz ya icabinda! Kadinlar kuaför kavgasi yapmaz, onun yerine agda günleri vardir ortak, birbirlerine yaparlar agdayi kocalarina güzellesmeye... Kozmetik kokan kadinlar bir türlü anlamaz bu kadinlarin sanlarini, adlarinin niye ’çok güzel’e çiktigini, en sonunda çalarlar karaya adlarini. Ama olmaz, Izmir’in kadinlari balçik tutmaz. Ferdi Özbegen (Sanatçi) Eglenceli sektörleri Izmirliler yönetiyor sosyologlarin bunu incelemesi gerekiyor 15-20 yil önce falan... TRT Izmir Stüdyolarinda canli yayin konuguyum. O tarihlerde stüdyolar Izmir Fuari’nin içinde. Yayin günü okullarin kapandigi güne denk gelmis, çocuklar karne almis. Fuar ana baba günü. Ögrencilerin bir elinde karne, diger elinde tef, darbuka, zil, okullarin kapanisini müthis eglenceli bir sekilde kutluyorlar. Ayni gün Istanbul’a döndüm. Sokakta çocuklara rastladim. Onlar da karne almisti ama çok nesesizlerdi. Sessiz, sakin evlerine gidiyorlardi. Iste iki sehir arasindaki fark budur. Televizyon, gazete, müzik, sinema gibi eglenceli sektörler Izmirliler tarafindan yönetiliyor. Sosyologlarin bunu derinlemesine incelemesi gerekiyor. Gönül Yazar (Sanatçi) Izmir’e gávur diyorlar evet biraz karisigiz ama kurban olsunlar Istanbul’a ilk geldigimde geliyom, yapcam, diyorum diye Istanbullular bana köylü gözüyle bakiyorlardi. Simdi baksinlar bakalim! Bugün Izmir Türkiye’nin en Avrupai sepri oldu. Beyazit Öztürk’ünden Hasmet Babaoglu’na, Huysuz Virjin’inden Ajda Pekkan’ina herkes Izmir’de ev almayi düsünüyor. Izmir’in kadinlari cesurdur, erkeklerinden daha saglamdir. Erkekler verdigi sözü pek tutma. Kadinlar kendilerini sevdigi için atese atar. Izmir’e gávur diyorlar. Evet biraz karisigiz. Ama kurban olsunlar. Izmir’in kizlari hoppa diyorlar. Canlari sagolsun. Evet hiç kimseyi takmazlar, takmasinlar.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
| Hüsamettin KÖKSAL | |
| BATISIN VE BITISIGIN ESIGINDEKI ABD |
| Mehmet Dogan | |
| Yazi, Yazarlik, Modern Zamanlarda Yazar |
| M.Çetin Baydar | |
| Narmanli Sokagi |
| Ahmet Fidan | |
| Kültür Bakani Günay TYB'ye neden Tavir Koyuyor? |
| Fatih DURMUS | |
| Dünya devleti olma yolunda ilerlerken bölücülük hareketleri |
| Prof. Dr. Oya Akgönenç | |
| LİBYA : KOLLEKTİF SÖMÜRGECİLİK: Yeni bir dönemin başlangıcı |
| Ramazan Durmus | |
| Açik mektup |
| Abdurrahman Sahin | |
| ATESLE OYNAMAK |
| Mehmet MALDAR | |
| Bankalarin Yeni Taktigi |
| Minberden Gönüllere | |
| MINBERDEN GÖNÜLLERE.. |
| Ibrahim Ulvi Yavuz | |
| Okumak |
| Ibrahim Demirci | |
| Türk Dil Kurumu'na yakismiyor! |
| Selçuk SILSÜPÜR | |
| YAVUZ BÜLENT BAKİLER'İ ANLAMAK! |
| Ürün ve Hizmet Tanitimi | |
| Yalan dünya son bölüm izle |
![]() |
erken rezervasyon 2012
erken rezervasyon 2012
Tüm Yayin Haklari Sakldir. Izinsiz Kullanilamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |