Dün büyük düsünürümüz, ahlâkçimiz Nureddin Topçu’dan bahsetmistik. Türkiye’de egitim ögretim sistemi devasa bir cihaz. Bir ögretme cihazi, bir test cihazi... Ögretim var, egitim yok. “Egitim” kelimesi güya “terbiye” karsiligi uydurulmustur. Fakat asla onun yerini tutamaz. En açik delili, bir çok “egitimli”nin “terbiyeli” olmamasidir! Bakanlik “Millî Egitim” ama, bünyesinde “Talim ve Terbiye” Kurulu var. Talim kelimesi de “ögretim”le karsilaniyor. Talim “ilim”le ayni kökten. Yani ilimlendirme! Askeriye ise talim kelimesinin yerine “egitim”i koydu! Bir karisikliktir gidiyor anlayacaginiz. Bakanligin dogru isminin “Egitim ve Ögretim Bakanligi” olmasi lâzim. Eskiden, yani 1960’lara kadar, bütün bunlari karsilayacak sekilde “maarif” kelimesi kullanilirdi. Maarif Vekaleti.. Bugün Topçu’nun “Türkiye’nin Maarif Dâvasi” kitabindan bazi iktibaslar yapacagiz: “Millet ruhunu yapan maariftir. Maarifin düsmesi millet ruhunu yerlere serer. Maarife deger vermeyis millet ruhunun yikilisini hazirlar. Maarif hangi yönde yürürse millet ruhu da onun arkasindan gider. Su halde millet maarif demektir.” “Fertte oldugu gibi millet vücudunda da iki unsur birlesmis bulunur. Biri verasetle ecdatdan getirdigi, öbürü maarifle getirdigi egitimdir. Ecdadin veraseti tarih suuru içinde saklidir. Bizde ecdat ruhunu yasatici tarih suurunu besleyen ve canli tutan maarif oldugu gibi, onu yikan ve çürüten de yine maariftir.” “Bugün bir mektep buhrani yasamaktayiz. Geride biraktigimiz bin yilin bir kismi, ilahî ideallerin heyecani ile onu ebedî yapacak mektebi kurmak için kanlar akitti, sayisiz kurban verdi. Son asirlarda ise yüzyillarca süren emeklerin eserini istismar ediciler türedi. Bu bina yikildi. Simdi milletin gerçek varligi olan ruhunun harabesi karsimizdadir. Bizi Hakk’a götüren yol, aydinliga açilan bir kapi lâzim. Bu kapi mektebin kapisidir. Bugünkü mektep insanin ruhunu yüceltmek için degil, makinaya esir olarak midesinin saltanatini yasatmak için açilmis kapidir. Gençler, bina, fabrika, teknik hizmetinde alacaklari paranin hesabini yaparak bu kapidan giriyorlar. Elbette onda hörmet, hayâ, vatanseverlik ve milliyetçilik, sanat ve ahlâk dersleri almayacaklardir.” “Bize bir insan mektebi lâzim. Bir mektep ki bizi kendi ruhumuza kavustursun; her hareketimizin ahlâkî degeri oldugunu tanitsin, hayâya hayran gönüller, insanligi seven temiz yürekler yetistirsin; her ferdimizi milletimizin tarihi içinde aratsin; vicdanlarimiza her an Allah’in huzurunda yasamayi ögretsin.” “Mektepte alinan ders, ya bir tasavvurdur, hayale mal edilir; ya bir hünerdir, ele mal edilir; ya bir iradedir, iktidarimiza ilâve edilir; ya da bir asktir, kalbe doldurulur. Bunlardan biri halinde benligimize girmeyip sade hâfizada, suurun disinda asili bir küfe yük halinde duran bilgiler verici ögretim, faydasiz ve mânasizdir.” “Ahlâk insanin her an yasadigi bir gerçekliktir. Hareketlerimizin ilmi demek olan ahlâk bilgisi lisenin bütün siniflarinda, her sinifin seviyesi ölçüsünde olarak tenkit ve münakasali bir sekilde okutulabilir. Her rönesans hareketinde oldugu gibi, lise ögretiminde de fizikten ahlâka dogru cesaretle yükselelim.” “Hâlâ ilmin ne oldugunu bilmeyen orta ve yüksek ögretim üyeleri, müsbet ilim adini tapilacak put haline koydular. Onu da anlamadilar ve insan ilgilerini, çevrildikleri saha içinde basamaklar halinde siralayan kültür seviyesine bir türlü ulasamadilar.” Nureddin Topçu, 34 sene önce vefat etti; fakat bu sene 100 yasinda! Ortaya koydugu fikirlerle, sürdürdügü mücadele ve dâvasiyla yasiyor. 20. Yüzyilin barbar pozitivizmine karsi ahlâk nizamini savundu. “Isyan ahlâki” kavrami ile hem yerli hem evrensel bir düsünce ve hareket yolu açti. Onun yüzüncü yasi dolayisiyla, Türkiye Yazarlar Birligi bir “ahlâk sûrasi” toplayacak. Aslinda bu Millî Egitim’in isi. Tek kanatli, sadece ögretime dayanan Milli egitim, isin degerler kismini, terbiye kismini, ahlâk yönünü bunca zaman ihmal etti. Her alanda yayginlasan ve egitim sistemini çürüten yozlasmalara karsi yeni arayislar için böyle bir baslangiç yapmak gerekiyor. Yapar mi? Bunu bilemiyoruz. Fakat gönüllü kuruluslarin Nureddin Topçu vesilesiyle bunu yapacagina, bilhassa egitim sistemimizin sagliklilastirilmasi için gerçek bir beyin firtinasi estirecegine inaniyoruz.