| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLARHAVA DURUMU |
Tek parti zihniyeti tekâmül edebilir mi?
Tek parti zihniyeti tekâmül edebilir mi? Dikkat edilirse sorumuz, “evrimlenebilir mi?” degildir. Bu soruya kolaylikla “evrimlenebilir” cevabi verilebilirdi. Çünkü “evrimlenme”de olgunlasma, kemâle erme sözkonusu degildir.
“Tekâmül etmek” ise bu anlami tasir. Evet evrilebilir, çevrilebilir, devrilebilir... Bir hâlden baska bir hâle geçebilir... Parti, dernek, kurum vb. degistirebilir. Ama tekâmül edemez! Zaten, Ittihatçi zihniyet evrilmis, çevrilmis ve devrilmis CHP zihniyeti olmustur. Bu zihniyetin arka planinda kendi halkina güvensizlik vardir. Milletinin degerlerine yabancilasma vardir. Iktidari halk adina ele geçirip, halkin hissiyatini hiçe sayma vardir. CHP zihniyetinin kavgasi milletin degerleriyledir. Bu zihniyetin anlasilmasinda su kritik hadise bütün ipuçlarini verir: Düsman maglub olmustur ve kaçmaktadir. Ordumuz onun pesine düsmüstür. Garp cephesinin meshur kumandani Ismet Pasa bu sonuca burun kivirircasina, “asil düsman içimizde!” der. Asil düsman halktir! Halk düsmaniniz olunca, savas ona karsi sürdürülünce, hiç bir zaman gerçek anlamda demokrat olamazsiniz. Hâkimiyeti milliye prensibine sadik kalamazsiniz. Ama milliyetçi, halkçi, sucu bucu veya laik olabilirsiniz! Milliyetçiyken milleti yasatan degerleri çöp tenekesine atarsiniz. Kendi uydurdugunuz ilkeleri milletin degeri imis gibi sunarsiniz. Milleti bu degerlere uymamakla, gerilikle, gericilikle suçlarsiniz. Milliyetçiliginizi milletinize karsi kullanirsiniz. Halkçiyken, halkin hangi sartlarda yasadigini, mevcut zorluklari her seye ragmen gögüsleyerek kendini nasil var kildigini görmezden gelir; iktidarinizi onun ragmina sürdürmenin yoluna bakarsiniz. CHP zihniyeti Ismet Pasa’nin o zafer aninda ortaya koydugu düsünceye sonuna kadar sadik kalmistir. O yüzden bu zihniyete sahip olan bir kimseyi teshis etmek çok kolaydir. Partisi, dernegi, kurumu ne olursa olsun. CHP zihniyeti kesin inançtir. Kesin inançlilar, ancak inançlarini degistirerek tekâmül edebilirler. Inanç dairesinde kaldiklari sürece sadece evrimlesebilirler. Derneklerini degistirirler, partilerini degistirirler, kurumlarini degistirirler. Çünkü bu araçlar onlar için iktidar sebebidir. Biri olmazsa ötekiyle hedeflerine varmak isterler. Yasananlara bakarak, kisilere bakarak, “evet bu zihniyet de tekamül ediyor, halkiyla barisiyor, milletinin degerlerini yüklenmeye çalisiyor, isyanini, sesiz veya sesli direnisini kavrama gayreti içinde, öyleyse ümit var” diyebilmeyi ne kadar çok isterdim... Ne yazik ki bunu diyemiyorum. Kültür Bakani’nin bir olay karsisindaki tepkisi beni bundan kesin olarak men ediyor. Ne o öyle? “Ilkel yaratiklar! Barbarlar!...” Ne oluyoruz? Ne var ortada? Kim bunlar? Memleketin yüksek tahsil gençliginin bir kesiti... Bir alkol firmasinin destekledigi bir konser. Topkapi Sarayi’nin birinci avlusu bunun için seçilebilecek bir yer degil belki de. Böyle bir etkinlik Topkapi Sarayi’na bir sey katmaz. Fakat Topkapi Sarayi’nin muhtesem kapisinin silüeti ona çok sey katabilir. Onu okumasini bilseler, o giriste yazilanlar bir seyler katabilir. Fakat oradaki yazilarin onlar için çivi yazisi kadar bile degeri yoktur. O bakan bir gün bile, hatta bir an bile o kapinin girisinde yazilanlari merak etmemistir. Oradaki elifleri mertek sandigi süphesizdir! Her neyse böyle bir konser düzenlenmis, yüksek ögrenim çagindaki gençler, bu konser dolayisiyla bir tepkilerini ortaya koymuslar. Ne yapmislar yani? Konseri mi dagitmislar? Sazlari mi kirmislar? Solistleri mi tâciz etmisler? Bu bir isyan, bir dikkat uyandirma isyani. Binlerce kilometre ötede öldürülen insanlik için isyan. Bir Uygur’un öldürülmesi, bir insanin katledilmesi veya bütün insanligin öldürülmesi. Isyanin sebebi bu. Disa vurulusu, bir mekânin anlamina vurgu yapmak. Siddete dönüsmemek kaydiyla her türlü tepki medenî olmanin bir parçasidir. Bakan, “ilkel yaratiklar!” hörelenmesi yerine, o gençlerin isyanini anlamaya gayret etmeliydi. “Bu çocuklar ne demeye çalisiyor?” sorusunun cevabini arastirmaliydi. Tabiî bu zor... Türkiye’de çok güçlü bir alkol lobisi var. Çünkü çok güçlü bir alkol ekonomisi var. Çünkü Türkiye’de alkol laik, batili hayat tarzinin esasi olarak algilaniyor! Alkolsüz bira olur, alkolsüz laiklik olmaz! 1930’larda Türkiye’ye yabanci (Avrupali) uzmanlar dâvet edilirdi. Maliyeye, idareye, ekonomiye yön vermek için. Onlarin muasereti içinde yasamak ana hedefti. Onlara, onlar gibi yasandigi gösterilirdi. Iste böyle birini en yüksek içki masasina oturttular. Adam içmedi, bedava alkolü geri çevirdi! Sasip kaldilar. Nasil bir Avrupali içmez? Alkolsüz bir uygarlik nasil olabilir? Adam Avrupaliydi ve içki içmeye karsiydi! Zaten Yesilay’i da biz kurmamistik. Batidaki örneklerine göre olusturmusduk. Fakat, Yesilay hep güdük kaldi. Gençlerin alkolden, uyusturucudan ve tütün belasindan kurtulmasi için mücadele hep küçümsendi. “Yesilayci” nitelemesi bir alay ifadesi idi. ABD dünyayi tütüne alistirdi. Ama simdi, tütün yasagi Amerika’dan bütün dünyaya yayiliyor... Biz ABD’den önce tütünle mücadele etse idik, “uygarlik”tan nasipsiz “ilkel yaratiklar” olarak görülecektik! Gençler siz bir kesin inanca, bir çagdas puta karsi çiktiniz! Isin içinde alkol lobisi, çok meshur alkolikler olmasa idi konser-monser pek o kadar önem tasimazdi. Bir de, hiç kimse Topkapi Sarayi’na bir alkol firmasinin reklamini asamaz! Konser sponsorlugu iste bu isin kilifi! Bundan sonra bekleyin, bütün alkol firmalari Topkapi Sarayi’ni açik hava konserhanesi haline getirecek! Bakan garantiyi vermedi mi?
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
| Hüsamettin KÖKSAL | |
| BATISIN VE BITISIGIN ESIGINDEKI ABD |
| Mehmet Dogan | |
| Yazi, Yazarlik, Modern Zamanlarda Yazar |
| M.Çetin Baydar | |
| Narmanli Sokagi |
| Ahmet Fidan | |
| Kültür Bakani Günay TYB'ye neden Tavir Koyuyor? |
| Fatih DURMUS | |
| Dünya devleti olma yolunda ilerlerken bölücülük hareketleri |
| Prof. Dr. Oya Akgönenç | |
| LİBYA : KOLLEKTİF SÖMÜRGECİLİK: Yeni bir dönemin başlangıcı |
| Ramazan Durmus | |
| Açik mektup |
| Abdurrahman Sahin | |
| ATESLE OYNAMAK |
| Mehmet MALDAR | |
| Bankalarin Yeni Taktigi |
| Minberden Gönüllere | |
| MINBERDEN GÖNÜLLERE.. |
| Ibrahim Ulvi Yavuz | |
| Okumak |
| Ibrahim Demirci | |
| Türk Dil Kurumu'na yakismiyor! |
| Selçuk SILSÜPÜR | |
| YAVUZ BÜLENT BAKİLER'İ ANLAMAK! |
| Ürün ve Hizmet Tanitimi | |
| Yalan dünya son bölüm izle |
![]() |
erken rezervasyon 2012
erken rezervasyon 2012
Tüm Yayin Haklari Sakldir. Izinsiz Kullanilamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |