KILISEYE YARDIM Geçen hafta baslik koyamadigim yazima bu hafta baslik koyarak yaziyorum.Basligimda görüldügü gibi kiliseye yardim.
Bildiginiz gibi geçen haftaki yazimda isim vermeden yazimda bahsettigim ve Ülkemizde her kesim tarafindan çok iyi taninan degerli bir dini liderimizin Almanya�nin Dresden kentinde bulunan Frauenkirche adli bir kiliseye onarim için önemli miktarda yardim iddiasini gündeme getirmistim. Bu iddialarin bir provoke olabilecegini ve Müslümanlara karsi ortaya konan karalama senaryonun bir parçasi oldugunu da belirtmistim. Ayni zamanda böyle bir olay var ise de bunun takipçisi olacagimizi belirtmistik. Ikinci yazima kadar bahsettigimiz dini lider ve ya avukatlari tarafindan yapilacak açiklamalari veya yalanlamalari sabirla bekleyecegimizden söz etmistik. Bu yalanlamanin yapilmasindan da memnun kalacagimizi açiklamistik.
Bekledigimiz açiklamalar ve yalanlamalar 19 ve 22 Mayis günlerinde geldi. Bu açiklamalari gönül rahatligiyla ve memnuniyetle kösemizde bizde yayinliyoruz. Bu açiklamalarda memnuniyetimizi dile getiriyoruz. Neden memnunuz bunu da açiklamakta yarar görüyorum. Hakki sahibine teslim etmek adina bunu yapmayi seref sayiyorum. Ve sorumlulugumun geregini yerine getiriyorum.
Müslümanlari karalama kampanyasi dâhilinde olan bir yalan habere alet olmadigimiz için memnunum. Vebal altinda kalmadigim için, gerçekler ortaya çiktigi için, ilahi adaletin bir hafta gibi bir sürede tecelli ettigi için memnunum. Müslümanlari sürekli olarak karalayarak kendilerine rant saglamak isteyenlerin foyalari ortaya çiktigi için memnunum.
Ayrica bu iddiayi ortaya atan yazarimizin bi zati kendisinin hüsnü zanla bu iddiayi ortaya atmis olmasini açiklamasi da ayrica memnuniyet verici bir davranis olarak görülmelidir diye düsünüyorum. Bu iddialarla ilgili düzeltme yazilarini ekleme yapmadan buraya tasiyorum. Önce adi geçen sahsiyetin avukatlari tarafindan Zaman Gazetesinde 19.05 2009 tarihinde yapilan açiklamayi ekliyorum.
�Türk Dini Lider'in yardim ettigi iddiasini kilise de yalanladi.
Türk dini liderin Almanya'da bir kilisenin restore edilmesi için yüz binlerce Euro bagisladigi iddiasi bu kez habere konu olan kilise tarafindan yalanlandi.
Almanya Dresden'deki Frauenkirche Kilisesi Marketing ve Bagislar Bölümü Sorumlusu Mandy Dziubanek yaptigi açiklamada, "Kayitlarin (databanklarimizin) hiçbirinde Türk dini lider'in ismi bulunmamaktadir." dedi. Aksam Gazetesi'nden Nagehan Alçi'nin, geçtigimiz cumartesi günü kaleme aldigi iddialar hakkinda önceki gün açiklama yapan Türk Dini Lider'in vekili avukat Orhan Erdemli, "Söz konusu iddia dogru degildir, böyle bir yardim hiçbir zaman varid olmamistir." ifadesini kullanmisti. Avukat Erdemli, 'kamuoyunun dogru bilgilendirilmesi' gerektigini belirtmisti.�
Simdide yapilan ikinci açiklamayi ekliyorum.
Erkam Tufan AYTAV in 22 Mayis 2009 tarihinde Haber 7 Com da yayinlanan yazisi.
Geçenlerde Aksam gazetesi yazari Nagehan Alçi ayni konuda iki yazi kaleme aldi. Iki yazisi da oldukça ilginçti. Sayin Alçi ilk yazisinda Türk Dini Lider�in Almanya�da bir kiliseye yardimda bulundugunu iddia ediyordu.
Sayin Türk Dini Lider�in avukatlari bu yazi üzerine �böyle bir yardimin söz konusu olmadigini�, basin açiklamasi ile duyurdu.
Bunun üzerine ikinci yaziyi kaleme alan yazar, konuyu tekrar arastirdigini, bu iddiasinin dogru olmadigini, haber kaynaginin kendisini yanitligini yazdi. Hatayi kabul etmenin erdem oldugunu da yazisinda ifade etti. Dürüst bir gazetecilik örnegi gösterdi.
Yazisinda konuya açiklik da getirdi. Almanya�daki haber kaynaginin �bir Türk din adami yardim etti� bilgisi üzerine, olsa olsa bu din adami Falan Türk Dini Lider olabilir diye düsündügünü yazdi.
Sayin Alçi Müslüman bir din adamanin bu jestini ne güzel bir örnek diye düsünmüs ve hemen kaleme almis. Bilgi yanlis olmak ile birlikte yaklasim bence yerinde.�
Ben iki açiklama yazisini aynen yayinliyorum. Sadece ismi geçen Türk Dini Lider�in ismini özellikle yazmadim. Birinci yazimda da ismi yazmamistim. Ola ki o sahsin ismine karsi bir ön yargi olusmasin diye ismi zikretmedim ve yazilan yerlerde degistirdim.
Umarim bundan sonra Ülkemin yazar, çizerleri ve düsünürleri kalemlerini bir silah olarak kullanmadan önce ellerini vicdanlarina koyarak öyle yazarlar. En azindan ben öyle temenni ediyorum.
Bir hafta önceki yazimda konu edindigim çarsaf meselesinde de olumlu açiklama gelirse ayni memnuniyet ve hassasiyetle yazimin konusu olarak alir yazarim. Açiklama gelmezse de elestirilerimi insaf ve edep ölçüleri içinde dile getiririm. Kamuoyunun vicdaninda mahkûm olmamak için gerekli açiklama gelecegini umuyor ülke insanlarinin hosgörülü olarak biri birlerine tahammül etmelerini diliyorum.
Haftaya tekrar görüsmek umuduyla saygilar sunuyorum.
Bu haber 3094 defa okunmuştur.