|
|
Anasayfa » Mehmet Dogan
Millî burjuvazi geldi mi?
21 Temmuz 2009, 07:57
Mehmet Dogan
MÜSIAD?in kurucu baskani Erol Yarar?in bir gazetede yayinlanan söylesisi, Türkiye?deki dönüsümü dogru olarak kavramak isteyenlere ipuçlari veren dikkatle okunmasi gereken metinlerden. Türkiye millî burjuvazisiz ?millî hakimiyet? prensibini isletmeye çalisti. 19. yüzyilin sonunda, 1. Mesrutiyet ilân edildiginde arazi ve ziraat müslüman çogunlukta, ticaret ve sanayi gayrimüslim azinliklarda oldugu için bunu isletemedi. Belki de günün sartlari elvermedigi için ziraat kesimi kendiliginden ticarete, sanayiye geçemedi. Ittihatçilar, millî burjuvazi ?yaratma?ya yöneldi. Cumhuriyet bunu devleti burjuvazi üreterek sürdürdü. Devlet imkânlari, tüccar ve sanayici sinifi olusturmak için seferber edildi. Türkiye?nin yönetim oligarsisi parayi verdi, düdügü çaldi! Sadik burjuvazisini ?yaratti? kendi ilkelerini, ideolojisini burjuvazisine de benimsetti. Basin yayin sektörü de ayni durumdaydi. Türkiye?nin bu yapi ile çok partili hayata, demokrasiye geçmemesi gerekiyordu. Çünkü demokrasi bu yapiyi bozardi! Nitekim öyle oldu. Halkin yönetimi belirledigi bir sistemde eninde sonunda, oligarsik yapilar sarsilir. Demokratiklesme, egitimin yayginlasmasi, sehirlesme Türkiye?nin yapisal dönüsümünü hizlandirdi. Cumhuriyet?ten sonra merkezden kovulmus olan Islâm, 1950?den sonra sehirlerin kenarinda belirmeye basladi. Ilk nesil sehirde tutunmaya çalisti ve ikinci nesli iyi yetistirmek için çaba sarf etti. Ikinci nesil okuyarak ve statüsünü yükselterek sehir hayatina katildi. Üçüncü nesil ise, simdi sehrin merkezinde boy gösteriyor. Bu yapi degisikligi, elbette Türkiye?nin güç merkezleri tarafindan da okundu ve ciddi rahatsizlik dogurdu. Fakat yapacak çok fazla sey yoktu. Nehrin yatagi degistirilmek istenmisti, bir ölçüde de degistirilmisti. Fakat su akisina birakildiginda, nehir yatagini buldu. O zaman totaliter yöntemlere basvuruldu. Müdahaleyle, mevzuatla, yargiyla tabiî dönüsüm durdurulmaya çalisildi. MÜSIAD kendinin ve gücünün farkinda bir isadami zümresinin olan biteni adlandirma çikisi idi. Erol Bey?in bu yeni zümre için su tesbiti önemli: ?Ben buna yeni degil aslî diyorum. Digerlerinin sunduklari ve Türkiye?nin degeri diye tanitmak istedikleri hiçbir degerin kültürün kökü, asli bu toprakta degil.? Erol Bey, ülkenin kültürüyle barisilmasi gerektigini, ülkeye ancak barisik insanlarin önemli degerler getirebilecegini söylüyor. Sentetik burjuvazi, bati burjuvazisinin degerlerini onun Türkiye acentesi gibi benimsedi. Bu hayat tarzindan güzel sanatlara kadar böyleydi. Bunlar acentesi olduklari kültürün seçilmis örneklerini müzikte, raksta, seyirlik alanlarda ortaya koyuyor ve bunun için servet sayilacak paralar harcamaktan çekinmiyorlar. Istanbul?un köklü devlet müzelerinin karsisinda onlarin ?modern? müzeleri büyük ragbet görüyor. Bu grup içinde sahsî zevkleri için genis kadrolu senfonik orkestralar besleyenler var. Buna karsilik, yerli sermayenin ?burjuva?larinin sanat ve kültür namina neler yaptiklarini tesbit etmek için bir hayli çaba sarf etmemiz gerekiyor! Türkiye?nin aslî burjuvasi denilebilecek kesimin sanatla veya estetikle fazla isi olmuyor. Çogunun ders kitabi disinda okuduklari kitap sayisi bir elin parmaklarini geçmiyor. Bes sair, yazar, ressam, fikir adami? say deseniz, daha birinci isimde tökezliyorlar. Güzel sanatlar onlarin kapisina ugramiyor. En hâyide metalari sanat eseri saniyorlar. Bütün sanat kesimlerinin bildigi bir kavramla ifade etmek gerekirse, onlarin en pahali zevkleri dahi ?kiç? çerçevesinde kaliyor. (?Kitsch" degersiz sey, düsük kalitede sanat ve edebiyat malzemesi. Avam zevkine hitap eden sik görünümlü kalitesiz eser.) Erol Bey?in iyimserligine ragmen kültür veya sanatin Türkiye?nin ?aslî? burjuvazisinin kapsama alanina girdigini söylemek, simdilik mümkün degil. Elbette istisnalar vardir. Degerleri yasatmak ciddiyet gerektirir. Bu da süreklilik ve istikrarla olur. Lâfla, nutukla, hamasetle olmaz. Burjuvazi ?sehirli? (=medenî) demektir, gelenek olusturmak da bir sehirliliktir. Millî burjuvazi siyasete geldiyse de kültürde pek görünmüyor! Kültürsüz millî burjuvazi olmaz!
Bu haber 2947 defa okunmuştur.
|
Sosyal Medya
|