|
|
Anasayfa » Mehmet Dogan
?Yetki benim, karar benim?
25 Temmuz 2009, 04:46
Mehmet Dogan
Yüksek Ögretim Kurulu, bin yil sürmek üzere tasarlanan 28 Subat?in bir dayatmasini 10 yil sonra neticelendirdi; anormallestirileni normallestirdi. Aslinda yetki onundu, karar da onun olmaliydi... Fakat ?unutulmaya yüz tutmus çok yakin tarih?te, yetki kimin olursa olsun, karar bir yerlerden dayatiliyordu! Bu devletin özerk kurumlari, yüksek kurullari, bakanliklari ve hatta yüksek yargisi ve TBMM için bile böyleydi... Bakanlar Kurulu, yürütme sekreterligine dönüstürülmüstü. Hükümetin ne yapacagi belirleniyor, bas sekreter (basbakan) ve sekreterler (bakanlar) uygulama için kollari siviyordu. Mecburi ögretim 8 yila çikarilacakti. Yetki Millî Egitim Bakanligi?nin idi. Bakanlik uzun zamandir böyle bir uygulama için hazirlaniyordu. Ilk bes yildan sonraki üç yilin nasil gerçeklesecegi tartisiliyordu. Elbette bir sonuca varilacakti. Kesintisiz bes yil dayatildi! Neden? Bes yildan sonra Kur?an kursuna veya imam hatip lisesinin orta kismina devam etmek imkâni ortadan kaldirilmak isteniyordu. Imam hatiplerin ve daha kalabalik bir ögretim kesimi olan meslek okullarinin orta kisimlari kapatildi! Bu karari gerçek anlamda siyasiler vermedi, egitimciler veya ilim adamlari vermedi. Ilim ve akil devreden çikarildi. Siyasiler ve bürokratlar, aldiklari talimati tatbik ettiler! 12-13 yasinda meslek ögrenmeye yönelen çocuklarimiz bundan mahrum edildi. Meslek ögrenmek için üç yil daha beklemeleri gerekiyordu. Bu üç yil ne için gerekiyordu? Bu üç yil, çocuklarin gelisme dönemi idi. Resmî ideolojiyi kullanan oligarsi bu dönemi ideolojik egitim için önemli görüyordu. 15 veya 16 yasindaki çocuklar meslek okullarina veya imam hatiplere gidebilirdi... Daha akilci bir çözüm bulunabilir, meslek okullari ile imam hatipler ayrilabilirdi... Dinî ögretim de veren lise olan imam hatiplerin meslek okulu olmasi gerektiginde israr edildi. Halbuki imam hatibe devam eden çocuklarin imamlik yapmak için bu okulu seçtikleri söylenemezdi. Bu okullardan imamlik yapacak gençler de yetisebilirdi. Esas olarak, imam hatip sistemin, Cumhuriyet?in buldugu bir ara çözümdü. Ilk imam hatip çözümü, Tevhid-i Tedrisat Kanunu?ndan sonra bulunmustu (1924). Ilk imam hatipler o zaman açilmisti. Fakat o yillarda takinilan din karsiti tutum, bu okullari kapatti. Hem de nasil bir gerekçeyle: Talebeler gitmek istemiyor! 1930?larda talebe bulunamadigi için kapatilan okullar, 1950?lere dogru yeniden açildi. Halkin egitim sistemine nasil destek verebilecegi Cumhuriyet tarihinde imam hatip liseleri uygulamasinda görüldü. Denilebilir ki, bazi istisnalar disinda imam hatip okullarinin binalarini halk yapti. Devlet sadece yönetici ve ögretmen tayin etti. Cumhuriyet?in çözümü, 28 Subat?ta ?Cumhuriyet düsmanligi? olarak nitelendi. Millî Egitim?in 8 yillik kesintisiz mecburi egitimle imam hatipleri budamasi yeterli görülmedi. Baska bir talimat da özerk bir kurum olan YÖK?e gönderildi. YÖK Imam Hatiplerin (ve onun yüzünden meslek liselerinin) mezunlarinin üniversitelerin istedigi bölümlerine girememesi için gerekeni yapti!. Imam hatiplere ve meslek liselerine talep azaldi. Ögretimin kalitesi düstü. Sistem, kendine göre yüce bir amaci gerçeklestirmek için trajik bir basari kazanmisti! Ideolojiyi güçlendirmek için egitim sistemini çikmaza sokmustu! Meslekî ögretimi bitirmisti! YÖK sonunda yetki alaninda bulunan bir konuda kararini serbestçe verdi ve bu haksizligi ortadan kaldiracak adimi atti! Esasen ilk ögretimi sekiz yila çikaran, ardindan imam hatiplilerin yüksek ögretimde varlik göstermemesi için katakulli çevirenlerin korkusu neydi? Imam hatip mezunlarinin devletin yüksek kademelerinde yer almamasi! Daha açigi: Dindarlarin yönetici olmamasi! 2002 seçimleri bu çevreleri korktuklarina ugratti! Basbakani ve bazi bakanlari imam hatipli olan bir hükümet isbasina geldi. Hâlâ iktidarda! YÖK?ün son karari, ?korkunun ecele faydasi yok? hükmündedir!
Bu haber 2254 defa okunmuştur.
|
Sosyal Medya
|