Çocuklugumuzdan beri bize ögretilenlerin basinda dogru tedavinin olabilmesi için teshisin dogru konmasi lazim. Dogru teshis konulmadigi takdirde sizin tedavide basarili olmaniz mümkün olmaz. Mesela tip dünyasinin bir elamani iseniz domuz gribine normal grip teshisi korsaniz üç bes günde hastayi kaybedersiniz. Bir egitimci iseniz ögrencilerinizi tanimiyorsaniz onlarin ihtiyaçlarini göz önüne almadan bir egitim metodu uygularsaniz o ögrenciden basari beklenemez. Hülasa bu örnekleri günümüz dünyasinda yasantimizin her döneminde görmek mümkün. O nedenle az çok akliselim bir insan gerek günlük yasantisinda gerekse gelecege dönük hedeflerinde basariya ulasabilmek için önce teshisini kor ondan sonrada tedaviye baslar. Teshiste ne kadar dogru ve isabetli karar verirse tedavideki basarisi da o kadar hizli ve basarili olur.
Evet, baklayi agzimizdan çikaralim. Maksadim sizlere ukalalik yaparak felsefe yapmak veya ders vermek degildi. Maksat ülkesini seven, onu kutsal bilen sessiz milyonlarin bu konudaki çekincelerini ve tereddütlerini dile getirmek, tercüman olmak. Dedik ya teshis çok önemli. Diplomaside de böyledir devlet yönetiminde de bu böyledir. Arabayi yöneten kaptansan önünü iyi göreceksin. Günlük güneslikte de, sisli havada da. Aksi takdirde bir kayaya toslarsin. Bu kaya bazen çok sert olabilir. Diplomaside ve devlet yönetiminde zafiyete asla yer yoktur.
Efendim bu güne kadar yönetime gelen hükümetlerin tamami bu hükümette de dâhil olmak üzere ülkemizdeki kargasanin teshisini dogru koymuslardi. Kargasanin adi terördü. Bu teshisi sulandirmaya, baska mecralara çekmek isteyen iç ve dis çikar çevreleri sürekli olarak salyalarini akittilar. Ancak adi ne olursa olsun isbasindaki hükümetler izledikleri tutarli siyaset ve diplomasiyle ülkemizdeki kargasanin adini dogru koymustu. Ülkemizde ne bir Kürt sorunu ne de bir Güneydogu sorunu vardi. Sadece ve sadece PeKaKa merkezli iç ve dis destekli terör sorunu vardi. Tüm Dünya Devletlerine bunu kabul ettirdigimizden dolayi da PeKaKa terör örgütü ve yan kuruluslari birçok ülkenin terör örgütü listesine girdi. O örgütün lideri de terörist basi, çocuk katili olarak tarihte yerini aldi. Yani teshis dogru konmustu ve bizde bu teshisimizi bütün dünyaya anlatarak desteklerini almistik. Elbette ki Türkiye üzerinde çikar emelleri olan iç ve dis güçler sürekli olarak aykiri söylemlerini devam ettirecekler. Elbet dogunun baskenti Diyarbakir diyecekler, elbet teki Türkiye yi ziyaretlerinde DTP li vekillerle ve onlarin militan ilgilileri ile görüsüp onlari cesaretlendirecekler. Ben bunlarin pek fazla yadirgamam, dikkate de almam. Kis kisligini yapacak pust ta pustlugunu. Önemli olan benim bu bölücü unsurlar karsisindaki onurlu durusumdur. AB söyle demis, Fransa bunu demis, Yesiller partisinin yöneticileri falani demis beni baglamaz. Beni baglayan nedir benimle beraber Dünyanin da kabul ettigi PeKaKa nin bir terör örgütü oldugu tezidir. Beni baglayan yillardir canindan çok sevdikleri evlatlarini teröre sehit veren ailelerin söyledikleridir. Türk diplomatlar yillarca çalismalari sonucu bunu basarmistir. Emegi geçenleri alnindan öpmek lazimdir. Türkiye�deki sorunun adi konmustur 41.000 insanimizin hayatina mal olan PeKaKa terör sorunudur. Bunun lami cimi yoktur. Tedbirlerde, stratejilerde bu temelden hareketle çözümlenmelidir.
Peki, simdi ne oldu, ne degisti de biz bu tezimizden vazgeçmeye basladik. Ne degisti de PeKaKa terör sorunu güneydogu veya Kürt sorunu oldu. Ne degisti de bu sorunun adi ne derseniz deyin oluverdi. Bunu anlamak mümkün degil. Bu cümlenin içinde çok seyler gizlenmis. Bir yetkili bunlari çikip açik seçik açiklamalidir. Ne demek adina ne derseniz deyin. Devletimiz bu illetin adini koymus tu. Türk kamuoyuca bu sorun terör sorunu olarak algilanmisti. Siz buna nasil Kürt sorunu, güneydogu sorunu diyebilirsiniz. Simdi siz Dünya kamuoyuna çikip biz yanlis anlamisiz bu PeKaKa lilar terörist falan degil, onlarin basini da biz yanlis tanimisiz bakin 15 Agustosta biz onu muhatap kabul edecegiz mi demek istiyorsunuz. Yani kendinizi inkâr mi ediyorsunuz. Asirlardir bir devlet gelenegi olan Türkiye Cumhuriyetine yakisan bir davranis mi bu yapilanlar. Bundan sonra dünya size hangi gözle bakacak bunun hesabini yapabiliyor musunuz? Hele hele çözüm adina siz oradaki köy nahiye ilçe ve belde adlarini degistirmeye kalkarsaniz Ermenilerin iddia ettikleri isimleri o köylerimize verirseniz iste o zaman bizim sözde aydin olan özürcülerimiz sizleri ayakta alkislar ve tesekkür ederler. Ermenilerin yalan yanlis sözde soykirim iddialarini da kabul etmis olmaz miyiz? Çikip ta bizim burada bu kadar köyümüz beldemiz varmis burada ikamet eden Ermeniler nerde diye sormazlar mi? O zaman magdur olan bizler, sehit olan bizler de çikip ta Ermenilerden özür mü dileyelim?
Büyük Türk Milleti dönen bu dolaplarin tümünü görmekte ve bilmektedir. Bunun hesabini öyle veya böyle muhakkak soracaktir. Kimse bu milleti koyun olarak görmesin. Sessiz atin tekmesi berk olur bunu aklimizdan çikarmayalim.
Bu konu elbette ki tartisilarak akli selim galip gelecektir. Çocuk katili terörist basi ve onun uzantisi kuruluslar asla muhatap olarak kabul edilmemeli. O bölgede yasayan kardeslerimiz için olumlu atilacak bir adim varsa elbette ki devletimiz o kardeslerimiz için atmali ve atmaya da devam etmeli. Aslinda sadece güneydoguda degil tüm Türkiye�de akan kanlari durduracak önlemler alinmalidir diyorum. Alinacak önlemleri herkes içine sindirebilmeli. Türkiye�de yasal bütün kurumlar buna katki saglamalidir. Yasal hiçbir kurumumuz çözümün disinda kalmamalidir. Çözüm noktasinda terörün magduru olan
Sehit ailelerinin görüsleri kesinlikle alinmali. Böyle bir çözüm sekli uygulanirsa kalici olur. Aksi takdirde bu millete ragmen ben yaptim dogrudur mantigi Türk Milletine degil çikar çevrelerinin emellerine hizmet etmis olur.
Saygi ve dualarimla.
Haftaya bulusmak dilegiyle.
Bu haber 2996 defa okunmuştur.