?Özgür kiz?, cesedini mesaj yaparak gitti... Aslinda o bir sene önce çiplak denize girerken de güçlü bir mesaj vermisti. Anlayan olmadi! Bütün basin hadiseye basit bir magazin mevzuu olarak bakti ve bir kaç günde tüketti.
Haberlerin arkaplaninda soyunmanin özgürlük oldugu fikrini görmek mümkündü. Kizlarimiz, kadinlarimiz habire özgürlesiyordu! Hatta özgürlükte sinir tanimiyorlardi! Cumhuriyet basariya ulasmisti!
Neslinin mesajini vermisti özgür kiz... Önce yüksek ögretime, egitim sistemine sonra bütün toplumaydi bu mesaj. ?Ögrenmek zekânin, yapmak ahlâkin isi? diyen filozofu dinleyen olmamisti. Bilginin herseyi halledecegi sanilmisti. Bozulmanin, kokusmanin, tefessüh etmenin mesajiydi bu. ?Sizin yüklediginiz degerlerle buraya kadar!? diyordu.
Bu mesaj iyi okunsaydi, ?Özgür kiz?, daha dogru söyleyisle ?basibos kiz? belki yasiyor olacakti...
Neydi bu mesaj?
Sahte özgürlügün dogurdugu esaretler, iptilalar, bagimliliklar zincirini haykiriyordu bu kizcagiz. Bugüne kadar kendisine yüklenilenleri kusarcasina verilen bir mesajdi bu. ?Alin iste, özgürlügünüzü sonuna kadar kullaniyorum; dahasi var mi? Ruhumu aldiniz, bedenimle buraya kadar!?
Bu vak?a üzerine üniversiteler, Millî Egitim çok ciddi olarak egilmeli idi. ?Biz nerede hata yaptik?? sorusunu defalarca sormali idi. Bu kizcagiz da müsahede altina alinmali, topluma kazandirilmaya çalisilmali idi. Onun farkinda olarak veya olmayarak nasil varolus problemleri içinde yüzdügü gözlemlenmeli idi. Modernizmin kadini nasil ?sey?lestirdigi gözler önüne serilmeli idi...
Özgür kiza o güne kadar belletilen degerler ne olabilirdi?
Iste onlar onun sonunu getirdi. Onu özgür degil, ?basibos? yapti. O degerler ona bir gaye yüklemiyordu, hedef göstermiyordu. Varolusuna anlam katmiyordu. Ye iç, eglen, harca...sinirlari as. Özgürlük çiplakliktir! Özgürlük çilginliktir! Her seyi tüket...
Kizcagiz, çiplak denize girer ve bunu özgürlükle açiklarken, kavram dünyasinda olmayan bir çok kelime toplumun hafizasinda yasiyordu. Muhtemelen bu kiz bu kelimelerin bir çogunu bilmiyordu. Bildikleri ise, sistem içinde ciddi biçimde hasara ugratilmisti. Özgürlük ahlâktan üstün olmaliydi. Özgürlügün yaninda namusun esamisi okunmazdi...
Neydi bu kelimeler?
Ahlâk, ar, edep, haya, haysiyet, hicap, irz, iffet, ismet, izzet, izzetinefis, namus, onur, seref, utanma, vakar...
Özgürlük ve ahlâk, özgürlük ve irz, özgürlük ve namus, özgürlük ve edep, özgürlük ve iffet, özgürlük ve hicap, özgürlük ve utanma, özgürlük ve seref, özgürlük ve izzet, özgürlük ve vakar, özgürlük ve onur, özgürlük ve haysiyet...
Denklemin bir tarafinda özgürlük varsa, digerleri olmamali miydi? Daha dogrusu bunlarsiz gerçek özgürlük olabilir miydi?
Kayitsizlik, denetimsizlik, kontrolsüzlük, basibosluk... Özgürlükle ayni kefede bulunmaktadir. O zaman diger kefede ahlâksizilik, edepsizlik, utanmazlik, namussuzluk, vakarsizlik, haysiyetsizlik, serefsizlik... yerini almaktadir.
Insani hayvandan ayird etmeye yarayan nitelikler sistem içinde ya yok sayilmistir, ya da önemsizlestirilmistir.
Aile terbiyesi almayan, okulda deger yüklenmeyen, iletisim araçlarinda gayriahlâkilik telkin edilen kizlar ?özgür? olmustur. Es olmak, anne olmak haysiyetinden, izzetinden, onurundan, serefinden yoksun birakilmistir.
Basibos kiz otuz yasina yaklasmis. Yüksek ögretimin son basamaginda. Basamagi atlasa ne olacak? Anlamsizlik hayatinin her tarafini sarmis. Yasamakla yasamamak arasinda ince bir çizgi kalmis...
Basibos kiz, özgür kiz efsanesini çöp tenekesine atti!