|
|
Anasayfa » Mehmet Dogan
Yas siyaset
06 Ağustos 2009, 06:37
Mehmet Dogan
?Sura? Kur?an-i Kerim?in 42. sûresidir. Bu sûrenin 38. âyetinde, ?onlar islerini sûra ile hallederler? mealinde bir ibare geçmektedir. Bu ibarenin Ankara?da toplanan ilk Büyük Millet Meclisi?nin salonunda asili oldugu bilinmektedir. Iste ?Sûra? kelimesinin kaynagi... Eskisehir?de lise olarak yapilmis bir binanin üstünde kubbeye benzer bir yapi unsuru bulunmasini irticaya yoranlara hatirlatma kastiyla bu girisi yaptim. Bu hamakat ehli, Cumhuriyet?in ilk önemli ögretim kurumu olan ?Gazi Terbiye Enstitüsü?nün, simdi Gazi Üniversitesi?nin rektörlük binasinin tepesinde muhtesem bir kubbe oldugunu bilmiyorlardir muhtemelen! Evet ?sûra? temelde dinî bir kavramdir. Meseleleri sûrayla, mesveretle, istisare ile, danisarak-konusarak halletmek dinî bir gerekliliktir diyebiliriz. Geçmisinde sayisiz irtica ile mücadele planlari programlari, uygulamalari olan bir kurumun bu kelimeyi hâlâ kullanmasini artik kelimenin menseinin bilinmemesine yorabiliriz! Merakla beklenen Askerî ?Sûra? sona erdi. Terfiler, tayinler, temditler ve emekliler belli oldu. Önümüzdeki yilin veya yillarin muhtevasi ile ilgili belirtiler görüldü. Konuyla ilgili çok sey söylenecek ve yazilacak. Türkiye?nin bu kritik döneminde, siyasetin gelecegi ile ilgili konusulmak istendiginde bu Sûra?nin kararlari veya kararlarinin olusturdugu yapi da ipuçlari verecek. Ordunun siyasetin disinda tutulmasi, ancak tek parti döneminde mümkün olabilmistir. Inönü döneminde, hatta, Millî Mücadele?nin üç büyük isminden biri sayilan Maresal Fevzi Çakmak, Genelkurmay baskanligindan emekli edilmistir. Bu emeklilik her ne kadar yas haddinden olmussa da, Fevzi Pasa?da bir kirginlik dogurdugu, bunun siyasete dönüstügü hatirlanmalidir. Türkiye çok partili hayata geçtikten sonra silahli kuvvetlerin kafasi karismistir. Demokratik hayatin bir parçasi olmak veya olmamak hayatî bir soru olarak gündeme gelmistir. 2. Dünya Harbi sonrasinin dünya sartlari orduyu demokratik yapinin bir parçasi olmaya zorlamistir. Buna ragmen ordu içinde bir takim darbeci faaliyetler baslamis ve 1960?da silahli siyasetin ilk verimi 27 Mayis darbesi olarak ortaya çikmistir. 27 Mayisi yapan cuntacilar, Demokrat Parti?nin hürriyetleri yok ettigini, halki tekrar hürriyetine kavusturmak için silahli kuvvetlerin harekete geçtigini öne sürmüslerdir. 27 Mayis, bir nevi ikinci hürriyetin ilani gibi sunulmustur. Yeni ittihatçilar tipki devamcisi olduklari ittihatçilar gibi hareket etmis ve çesitli hukuk disi yollara basvurmus, silahlarin gölgesinde mahkemeler kurarak agir cezalar vermistir. 20. Yüzyil tarihine ?basbakan asan ülke? olarak geçmemize sebep olmustur. Silahli siyasetin geçmisini uzun uzun tafsile gerek yok. Son Sûra, silahli siyasetin yargilanma asamasinda bulundugu bir dönemde, savunma mekanizmasinin isletildigini göstermektedir. Çesitli sebeplerle Ergenekon gündemi ile iliskilendirilmis isimler, bu arada cumhurbaskani esine protokol tepkisi adi altinda nezaketsizlik sergileyen rütbeli de terfi etmis veya etkili yerlere yerlestirilmistir. Bu sonuçlara bakarak silahli siyasetin yeni bir dönemece girdigini söylemek mümkündür. Irtica ile mücadele eylem planlarinin hangi biçim veya dozda sürdürülecegini kestirmek güçtür. Bu yapilanmanin daha çok dis merkezleri etkilemek için gerçeklestirildigini tahmin edebiliriz. Nitekim 28 Subat?ta bu tarz bir eylem plani hem yakin güç merkezinin hem Okyanus ötesi büyük merkezin tasvibi ile yürürlüge konulmus, medeniyetler çatismasi tezine uygun tarzda sürdürülmüstür. Fakat, gerek ABD?nin bu tezi rafa kaldirmak zorunda kalmasindan, gerekse Türkiye?nin ekonomik ve sosyal istikrarsizlasmasinin görünür hale gelmesinden ötürü, 28 subatçilik kisa sürede miadini doldurmustur. Yine de 28 subat kalintisi bir takim yapilar, bugüne kadar israrla bir nüve olarak sürdürülmeye çalisilmistir. Bugün irtica ile mücadele tarzinda bir silahli siyasetin destegi ancak yakin dis merkez olabilir. Bunun iç siyasete müdahale için yeterli gücü saglayamadigi, saglayamayacagi ortadadir. Türkiye?nin iç siyasetinde rol almak için çok önemli bir konu gündemdedir. ?Demokratik açilim? veya ?Kürt açilimi? olarak adlandirilan baslangiç ve ardindan gelecek uygulamalar, iç siyasette rol almak için altin bir firsat verebilir. Nitekim, silahli siyasetin sag ve sol ayaklari olan partiler bu konudaki tutumlarini disa vurmuslardir. Bu o kadar önemli bulunmayabilir. Çünkü bu siyasî partilerin boy göstermek için böyle bir muhalefetten baska çareleri yoktur. Asil önemlisi, silahli siyasetin yakin kalemlerinin ufak ufak, konuyla ilgili Atatürk çözümünün terk edilmemesi gerektigini yazmaya baslamalaridir. Yeni bir mevzi, yeni bir direnis noktasi olarak böyle bir seçim yapilmasi, sonuçlari itibariyla sadece orduyu yipratmakla kalmayacak, Türkiye?nin parçalanmasina gidecek bir sürecin kivilcimlarini tutusturacaktir. Böyle bir vasatda silahli siyaset atesle oynamaktan baska bir sey degildir!
Bu haber 2100 defa okunmuştur.
|
Sosyal Medya
|