| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLARHAVA DURUMU |
Romanin Hayatimizdaki Yeri
21 Ekim 2009, 01:18 Tarihte, hukukta, siyasette, hülasa sosyal hayatimizi kusatan etkenlerin topluma yansimasi hiç süphesiz edebiyat ve sanatla mümkün olabilmektir.
Bu bir anlamda topluma verilmek istenen mesajin vasitasi olma özelligini de ortaya çikarmis oluyor. Bunalimlarin, çalkantilarin ve sosyal olaylarin birbiri ardina patlak verdigi bir topulumda insanlarin iyiye güzele ve dogruya özlem duymalari elbette dogaldir. Bunu en kisa yoldan topluma ulastirmanin yollarindan biri de �edebiyat�tir. Okumaktan daha çok konusmayi seven toplumumuzda medya gibi etkileyici bir türün gelismesi edebiyat ve sanati önemli ölçüde yetim birakmasina sebep oldu. Edebiyata özel ilgi duyan bazi kesimlerin disinda hep o TV denen sihirli kutunun cazibesine kapildik. Buna mani olmanin, zihni güzelliklerle kusatmanin yolu edebiyat ve sanata duyarli bir toplum haline gelmekle mümkün olabilir. Iste burada bize okuma aliskanligi kazandiran, ayri bir dünya ve iklimin kapilarini aralayan edebi türlerin basinda roman hemen karsimiza çikmaktadir. Her yasta ve kültürde insanin ilgi duydugu, okudugu roman bir anlamda insanin içinde yasadigi toplumun aynasi olma görevini üstleniyor. Batili bir düsünür; �Roman bir caddede dolastirilan aynadir� diyerek roman ile hayat arasindaki baglantiyi dile getirmis oluyor. Romanin nereden nereye geldigi, nasil bir serüven takip ettigi ülkemizde buna kimlerin öncülük ettigi ayri bir yazinin konusu. Romanlarda anlatilanlara hayatimizin bir parçasi olarak baktigimiz zaman görüyoruz ki, manzara pek iç acici degil. Adeta ürperti veriyor. Karsiliksiz asklar, bunalimlar, lüks yasam özlemleri, düsünce ve inancin geri plana itilmesi romanlarin konu basliklari olarak karsimiza çikiyor. Bütün bunlar hayatin farkli bir kesitini bize sergiliyor. Oysa hayatin baska cephesi var ki, çogu zaman onu hep ihmal ederiz. O da dostluk ve sevgilerle yogrulmus bir hayat özlemidir. Bu durumda, her iki hayattan birini sergilemek tercihi yazara düsmektedir. Romanci, eserlerinde hayatin hangi cephesini gündeme getiriyorsa, okuyucu da onu hissediyor ve ondan etkileniyor. O halde yazarin, okuyucuya sürekli hosa gitmeyen, sevimsiz ve iç karartici sahneleri siralamak yerine, dengeli bir manzara seçimi içinde güzellikleri ve dogruyu anlatmasi herhalde en güzelidir. Durum böyle olunca �roman ile okuyucuya bir mesaj verilebilir mi?� sorusu kendiliginden ortaya çikmis oluyor. Roman insan için yazilmis onu anlatiyor ve bütün dünyasini kusatiyor, düsündürüyor, yeri geldigi zaman aglatiyor. Zaman geliyor okuyucu anlatilanlar içinde kendini buluyor. Daha ileri giderek roman kahramani ile adeta özdeslesiyor. Böylece güzeli ve dogruyu sergileme noktasinda yazarin eserinde �mesaj verebilme �sansi da dogmus oluyor. Batida romanin ilk çiktigi yillarda bu islevi çokça yerine getirdigini örneklerle görebiliyoruz. Insan-kilise iliskileri, günah-sevap çizgisi, siniflar arasi çatismalar, ezilen insanlarin inanca sarilmasi, kurtulusu dinde bulmasi gibi çarpici motifler romanlarin agirligini teskil etmektedir. Zaten insan yasadigi müddetçe sevap-günah, güzel- çirkin, sevgi-nefret duygulari hiçbir zaman içimizden eksik olmayacaktir. Batili romancilar hep bu gerçegi önde tutmasini bilmislerdir. Dostoyevski; �Suç ve Ceza� eserinde roman kahramanina bir iç muhasebesi yaptirir, vicdanini sorgulatir, yaptigi isin dogru veya yanlis oldugunu kahramani ile tartistirir. Bütün bu zihni tartismalar içinde kendine bir çikis yolu arar. Böylece okuyucuyu pesinden sürükleyerek vermek istedigi mesaji rahat bir sekilde verir. Sonuçta pek çok okuyucu roman kahramani gibi düsünmeye, olaylari öyle yorumlamaya baslar. Ayni etkileyici tavri Victor Hugo�nun romanlarinda da görebiliriz. Sefiller� de bir din adaminin kendi evine misafir ettigi insanin kiymetli seyleri çalip götürmesi karsisinda gösterdigi hosgörü ve büyüklük tavri onun kalbini kazanmasina yeter. Böylece okuyucuya çok çarpici bir güzellik mesaji verir Hugo�nun eserlerinde görülen kahramanlarin çogu aci çeken insanlardir. Örnegin bunlar mahkûmlar, yoksulluk çeken ve toplum tarafindan dislanmis kadin ve çocuklardir. Yazarin, bunlari toplumun önünde asagilamak veya cezalandirmak gibi bir niyeti yoktur. Romanda zaman zaman bir egitimci rolünü üstlenerek onlarin yeniden topluma kazanilmalari için fazilet örnekleri verir, kurtulus yolu açar. Belki de Sefiller� i ölümsüz kilan yazarin takindigi samimi tavridir. Bu da sevgi ve hosgörüden kaynaklanmaktadir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir sey vardir ki, bence o da romanin üslup özelligini korumaktir. Romani bir �nasihatler zinciri� gibi sekillendirmek yerine çarpici motiflerle süslemek gerekir. Aksi halde istenilen sonuca ulasilmadigi gibi roman da �roman olma� özelligini bir anlamda kaybetmis olur. Romanin asli görevinin okuyucu eglendirmek ve hos vakit geçirmek olmadigini hiçbir zaman gözden kaçirmamamiz gerekli. Romanci yeri geldigi zaman bir sosyolog, yeri geldigi zaman da egitimci, hatta yol gösterici rolünü hep üstlenmelidir. Bu yazar olarak sorumlulugun bir geregidir.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
| Hüsamettin KÖKSAL | |
| BATISIN VE BITISIGIN ESIGINDEKI ABD |
| Mehmet Dogan | |
| Yazi, Yazarlik, Modern Zamanlarda Yazar |
| M.Çetin Baydar | |
| Narmanli Sokagi |
| Ahmet Fidan | |
| Kültür Bakani Günay TYB'ye neden Tavir Koyuyor? |
| Fatih DURMUS | |
| Dünya devleti olma yolunda ilerlerken bölücülük hareketleri |
| Prof. Dr. Oya Akgönenç | |
| LİBYA : KOLLEKTİF SÖMÜRGECİLİK: Yeni bir dönemin başlangıcı |
| Ramazan Durmus | |
| Açik mektup |
| Abdurrahman Sahin | |
| ATESLE OYNAMAK |
| Mehmet MALDAR | |
| Bankalarin Yeni Taktigi |
| Minberden Gönüllere | |
| MINBERDEN GÖNÜLLERE.. |
| Ibrahim Ulvi Yavuz | |
| Okumak |
| Ibrahim Demirci | |
| Türk Dil Kurumu'na yakismiyor! |
| Selçuk SILSÜPÜR | |
| YAVUZ BÜLENT BAKİLER'İ ANLAMAK! |
| Ürün ve Hizmet Tanitimi | |
| Yalan dünya son bölüm izle |
![]() |
erken rezervasyon 2012
erken rezervasyon 2012
Tüm Yayin Haklari Sakldir. Izinsiz Kullanilamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |