Çogumuzun kafasinda ''elifba'' Kur'an'a giden bir yol oldugundan Arap harfleriyle yazilmis her metni, dinle ve Kur'an-i Kerim ile iliskilendirmeye yatkinizdir. Oysa ayni yaziyi Hiristiyan Araplar da kullaniyor, din düsmani komünist Araplar da. Bunu bilmeme ragmen Halep caddelerinde yürürken, telefon veya su sebekesine ait yuvarlak demir kapaklara rastladikça üzerlerindeki yazilardan ötürü bir tedirginlik hissetmekten kurtulamadim. Halep'te hat sanatini ögretmek üzere açilan kurslardan birinin duyurusunda Hattat Cuma Ibrahim'in Istanbul'da uluslar arasi hat yarismasinda ödül aldigi belirtilmisti. Sehir merkezinde bir dükkâni bulunan Hattat Hatib ise, isini bir sanat olarak icra etmenin yani sira ilân, reklam, kartvizit, isimlik ve benzeri seyler de yazarak geçimini saglamaya çalisiyor.
Sehirde zaman zaman hat sergileri açiliyor. 29 Ekim 2008'de Kültür Müdürlügü sergi salonunda açilan sergi uluslar arasi bir nitelik tasiyordu ve sergiyi Arap Sosyalist Baas Partisi Halep Il Baskanligi ile Avukatlar Sendikasi Halep Subesi birlikte düzenlemislerdi. Merhum Hattat Ibrahim er-Rufâî dahil, 53 hattatin eserleri sergilendi. Eserlerin çogu geleneksel hat istifini sürdürüyordu, seçilen âyet ve hadis metinleri uyarici ve anlamli metinlerdi. Yenilik arayan, hatla resmi birlestirmeyi deneyen çalismalar da yok degildi. Ürdün'den üç, Irak'tan iki, Libya, Suudi Arabistan ve Iran'dan birer hattatin da katildigi sergide Türk hattatlarin eksikligini hissettim. Suriye'den 45 hattatin bulunmasi ise sevindirici bir durum. Türkiye'de ancak kitabelerde ve cami içlerinde gördügümüz hat örnekleri, Halep'te cami ve minare duvarlarina ve hattâ meydanlara tasmis durumda. Özellikle ''Allah'' lâfzi, sehrin çesitli yerlerinde bir çesit ''heykel'' gibi karsimiza çikiyor. Sanat edebiyat dergilerinden birinde bu uygulama ''heykel sanati'' adina elestiriliyor, bunlarin heykel olmadigi, olamayacagi belirtiliyordu. Bunlardan biri de Ravda Camii önünde bulunuyor. ''Allah'' lâfzi, büyük bir semsiye gibi ''Nûru's-semâvâti ve'l-ard'' cümleciginin üstüne yerlestirilmis.
Hediyelik esya satilan dükkânlarin çogunda çesitli tekniklerle yapilmis birçok hat levhasi bulmak mümkün. Bunlar arasinda ilginç ve güzel olanlar da var. Birçok isyerinin, evin, hastanenin kapi üstlerinde, cephelerinde, hattâ bahçe duvari üzerinde, araçlarin önlerinde arkalarinda, çogu kez konumlariyla ilgili, bazen ilgisiz âyetler, sureler veya uyarilar karsiniza çikiyor. Gerek bunlar, gerekse haci evlerinin duvarlarina yazilmis tebrik cümleleri veya müjdeleyici hadisler hem estetik açisindan hem de dinî hassasiyet bakimindan beni rahatsiz etti, diyebilirim.