Kurban bayramindan önceki günlerde Izmir'de yapilan DTP kongresindeki olaylar Türk milletini üzmüs ve baris açilimi adina atilacak adimlara büyük sekte vurmustur. DTP Türkiyenin siyasi bir partisidir. Elbette istedigi her yerde siyasi çalismalarini, mitinglerini düzenleyecektir, buna kimsenin birsey dedigi de zaten yok. DTP' nin ve diger siyasi partilerin dengeli, sorumlu, ciddi, mantikli bir politika üreterek bu ülkeye hizmet etmesi gerekmez mi? DTP'liler ne yapiyorlar, halki çileden çikarmak için ne gerekiyorsa onu. Insanlari tahrik ediyorlar, konvoydan halkin üzerine araba sürenler bile var.Devlet adina halkini korumaya çalisan polislerimiz ve halktan yaralananlar oluyor. Halkta galeyana geliyor, konvoydaki arabalara saldiriyor, Türk bayraklariyla olaylara tepkilerini göstermeye çalisiyor. Hiç geregi yokken al sana gerginlik ve çatisma ortami.
Ey Ahmet TÜRK, bu provakatör eylem ve davranislarin baris ve kardeslige hizmet ettigini söyleyebilirmisin?. Daha düne kadar biz yanlis anlasiliyoruz, bizi tahrik ediyorlar masallariyla halki kandirdiginizi mi saniyorsunuz. Türk milleti, sizin zavalli beyinlerinizin algilamayacagi kadar büyük bir millettir. Türk millet kendine yapilan iyiligi de kötülügü de unutmaz. Bu onun damarlarindaki asil kanin bir sonucudur.
"Akan kan dursun, analar aglamasin" bu düsüncelere kimsenin bir sey dedigi yok. Elbette bu kardes kavgasi bitmelidir. 25 yildan bu yana devam eden bir savasta 30 bin masum insan hayatini kaybetti. Ekonominin kaybinin 300-400 milyar TL.oldugu söyleniyor. Herkese soruyorum, bu teröre giden para tarim, sanayi, hizmetler setkörlerine harcanmis olsaydi kaç Türkiye daha olurdu?
Gap projesinin bittiginde 1 milyon kisinin istihdam edilecegi söyleniyor. Tarimsal üretimimizin de % 15-20 artacagini bir tarimci olarak biliyorum. Projenin bulundugu bölge Güneydogu Anadolu bölgesi, yani terörün yogun olarak yasandigi illeri kapsamaktadir. Devlet disardan borç paralar aliyor, içerden borç paralar aliyor ve bitirmeye çalisiyor.Teröristler ise inatla bitmesini engellemeye çalisiyor. Hocanin tabiriyle bindigi dali kesiyorlar. Kendi halkina hizmetlerin gelisini engellemeye çalisacaksin ondan sonra da utanmadan devleti suçlayacaksin. Edep ya hu.
Kurban bayrami geldi,Allah kabul etsin kurbanimizi kestik, bayram tatilleri bizim içinde dinlenebilmemiz için bir firsat teskil etmektedir. Bayram haberlerini seyrediyorum. Yine Izmir örnegi olaylar. Sözde PKK'nin kurulus yildönümü nedeniyle Mersin'de olaylar çikiyor ve polis karakoluna havayi fisek ve molotof kokteyl ile saldiriyorlar. Elinden ates etme yetkisi bile alinan polis kardeslerim kendilerini panzerlerle su püskürterek, biber gaziyla korumaya çalisiyor. Devletin polisine saldiran garip, çirkin bir zihniyet ve gel sen bunun üstüne birde baris açilimindan söz et. Neyse devam edelim, Sanliurfa ve Istanbul'da da benzer olaylar görülüyor. Polis karakollarina saldiriliyor.Istanbul'da halk otobüsüne molotof kokteyl atilarak içindeki yocularla birlikte otobüsü cayir cayir yakmaya çalisiyorlar. Düsünüyorum bundan daha demokratik bir ülke olabilir mi? Polis yine sagduyuyla hareket ediyor, kendisine tas atan, molotof kokteyl ile yakmaya çalisan göstericilere biber gazi ve su sikarak müdahale edip , olaylari kontrol altina aliyor. Bu ferdi olaylar da herkes gibi benide kara kara düsündürüyor ve üzüyor.
Yazmis oldugum "Kürt'lerin Türk'lügü ve Kürtlesen Türkmenler" makalemde de belirttigim gibi Kürtlerin Oguzlarin 24 boyundan biri olan Bugdüz boyuna mensuptur. "Kürt" kelimesinin " Kar yigini, çig veya bir çesit kayin agaci" anlamlarinda kullanilan Türkçe bir kelimedir . Kürt kardeslerimizin 6-7 yy'dan itibaren Ön Asya'ya göç eden ilk Türkmen boylarindan birisi oldugunu ve Arap kayitlarinda da 7. yy'dan itibaren görünmesinin sebebinin de bu oldugunu belirtmistik.
Türklerle Kürtler binlerce yildir birlikte yasamislar ve birlikte aglayip birlikte gülmüslerdir. Birbirinden kiz alip kiz vermislerdir. Et ve tirnak gibidirler ve birbirinden ayrilamazlar.Size çarpici bir örnek vereyim Keskin Hindicilik Üretme Istasyonunda müdürlük yaptigim yillarda benden anaç hindi almaya gelen Mardin-Midyatli iki genç tarim teknisyeni arkadasim vardi. Onlara hep su soruyu sorardim. Cemal , Mahzun elektrik, su parasi ödüyormusunuz? Hayir müdürüm derlerdi. Mahzun bey , Istanbul'dan evliydi ve esi Türk idi. Simdi size soruyorum Mahzun beyin çocuklarina Türk mü yoksa Kürt mü diyecegiz? Böyle bir soru sormaya hakkimiz var mi? Böyle bir soru sormaya kimsenin hakki olmadigi gibi , böyle bir sorunun hiçbir geregi de yoktur.
Düsünün Dogu-Güneydogu'da yasayacaksin, devlete elektirik , su parasi ödemeyeceksin. Devlet yesil kartla her türlü saglik ihtiyacini karsilayacak ve sosyal yardimlasma ve dayanisma vakfiyla her müracaat edene ayni ve nakdi yardim yapacak ve yapilan bütün bu yardimlara karsi hala memnun olmayarak gösteri yapacak ve utanmadan devlet geregini yapmiyor diyeceksin hatta daga çikacaksin . Edep ya hu.
Batida yasayan elektirik veya su parasini düzenli ödeyen namuslu vatandaslarin suçu ne? Karadenizde sirtinda küfeyle toprak tasiyarak bahçe yapip Findik, çay yetistirmeye çalisan vatandasimiza ne demeli. Onlar,devleti suçlamiyorlar, geçinemeyince batiya göçedip basta insaat sektörü olmak üzere ne is bulursa çalisip evine ekmek götürmenin mücadelesini yapiyor.Yine batida yasayip elektirik, su parasini bir ay ödemeyenin vay haline. elektirik, su hemen kesilir ve birde açma kapama parasi istenir. Yani namuslu vatandasin basina gelen durum budur.
Insanlari etnik kimlikleriyle degil kendisi, ailesi ve toplum içinde sergiledigi davranislari ile degerlendirilmesinin dogru olacagini düsünmekteyim.
DTP aklini basina almali, vizyonunu genisletmeli ben bir kürt partisiyim demek yerine ben bir Türkiye partisiyim ve herkese kapim açik diyebilmelidir. Yine DPT, kendisini PKK 'dan arindirmali ve PKK'nin bir terör örgütü oldugunu ifade edebilmelidir. DTP, Ülke disinda büyümemizi, gelismemizi , bolluk ve refah içinde yasamamizi istemeyen düsmanlarimizla onlarin yerli isbirlikçilerine bilerek veya bilmeyerek yardim etmemelidir. DTP, diger siyasi partilerle birlikte daha güzel bir Türkiye için mücadele eden bir tutum ve davranis içerisinde bulunmalidir.Dogru olan ve yapilmasi gereken de budur.
Büyük önderimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, "Ne mutlu Türküm diyene". demistir, ne mutlu Türk olana dememistir. Bu ülkede yasayan, kendini Türk gören, Türkmen, Kürt, Laz, Çerkez, Arnavut, Oset, Tatar gibi bütün kimlikler Türktür ve hepimiz Türkiyeyiz.
Baska Türkiye de yoktur. Ne mutlu Türküm diyene.
Bu haber 4522 defa okunmuştur.