| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLAR |
DTP NIÇIN KAPATILDI?
18 Aralık 2009, 22:20 Anayasa Mahkemesi DTP 'yi kapatti. Karar 11 üyenin oy birligi ile alindi. DTP Kapatilan 45 'inci parti olarak tarihe geçti. Demokrasi adina üzüntü verici bir durum degil mi? 21. yüzyilda biz Türkiye olarak parti kapatmalari konusuyor ve tartisiyoruz.
Basbakan yardimcisi Cemil Çiçek, geçtigimiz günlerde gazetecilerle yaptigi bir söyleside Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin (AIHM) ispanya'nin kapattigi Batasuna partisine iliskin kararini DTP 'lilerin iyi okumasi gerektigini söylemisti. Cemil Çiçek'in bu sözlerinden sonra DTP 'liler kiyameti kopardilar. Hatta DTP sözcüleri, Cemil Çiçek'i Anayasa Mahkemesine baski yapmakla bile suçladilar. Hâlbuki DTP ' nin yürüttügü bu mantigin kabul edilebilir bir yani yoktur. Elbette Anayasa Mahkemesi üyeleri bu karar arifesinde Avrupa ülkelerinde benzer davalari ve verilen kararlari inceleyeceklerdir. Bu gayet tabii bir durumdur. Anayasa Mahkemesi'nin kararini Cemil Çiçek'in Batasuna sözlerine dayanarak kapatma kararini verdigini söylemek çok yakisiksiz bir ifadedir. DTP, suçu kendisinde aramalidir. DTP 'nin kapatilmasiyla sonuçlanan bu süreçte bu partinin yönetici ve sözcülerinin söylem ve davranislarinin bu neticeyi getirdigini söyleyebiliriz. DTP 'nin her firsatta PKK' yi "Bizim varlik nedenimizdir" diye savunmalari henüz belleklerimizde tazedir. DTP yöneticilerinin , "PKK ile ayni görüsteyiz" seklindeki ifadeleri de unutulmamalidir. DTP TBMM' ye girmis ve grup kuracak bir noktaya gelmisti. Kamuoyu onlardan Demokrasi, Kardeslik, terörün durdurulmasi ve insan haklari konularinda etkin bir siyaset yapmalarini bekliyordu. Fakat DTP tam tersi bir tutum ve davranis içerisine girdigini görüyoruz. Kendilerini tüm Türkiye yerine sadece Kürtleri kucaklayan bir parti durumuna soktular. DTP 'nin es Baskani Ahmet Türk'ün "PKK 'ya terör örgütü diyemeyiz" ifadesinin DPT’nin kapatilmasinda birinci derecede delil teskil ettigini de belirtmeliyiz. Ahmet Türk, uzlasmaci kisiligine ragmen, tabanina böyle bir ifadede bulunmak zorunlulugu hissetti herhalde. Anayasa Mahkemesi'nin DTP davasini esastan görüsmeye baslayacagini açiklamasindan sonra Resadiye' de 7 askerimizin sehit edilmesi ve PKK 'nin yine karardan önce bu eylemi üstlenmesi neyle izah edilebilir? DPT’liler basinin karsisina çikip bu vahseti kiniyoruz diyebildiler mi? Hayir. Anayasa Mahkemesi'nin almis oldugu kararlarda tartismaya açiktir. Ahmet Türk ve Aysel Tugluk gibi ilimli ve uzlasma yanlisi kisilerin milletvekillikleri düsürülürken, kiskirtici ve savas yanlisi söylemleriyle taninan Emine Ayna'ya dokunulmamasi da Anayasa Mahkemesinin aldigi kararlara gölge düsürmüstür. Demokrasinin geregi ve devami için en önemli unsur olan siyasi partilerin kapatilmasini hiç kimse istemez. Parti kapatmalarin gerçek Demokrasiler de yeri de yoktur. Avrupa'da oldugu gibi Türkiye'deki tek istisna da siddet baglantisidir. Hem AIHM kararlari hem de Venedik Komisyonu'nun ilkeleri, siddet yoluyla siyaset yapmayi demokrasiye yöneltilmis bir tehdit olarak görüyor ve bu baglantiya girmis partilerin kapatilmasini Avrupa insan haklari sözlesmesine uygun buluyor. Sebep ne ve kimler olursa olsun DPT’nin kapatilmasi sonuç olarak hiçte iyi olmadi. Bu kapatma karariyla hepimiz sinifta kaldik. Bu kararinin baris ve kardeslige hizmet etmeyecegi ve kanayan yarayi durdurmayacagi da açiktir. Baris yapmak, karsimizdakini anlamak ve uzlasmak meziyet ister. Türkiye olarak bu anlasma olgunluguna henüz ulasamadigimiz gün gibi asikârdir. 25 yildir dökülen kan, 35 bin masum vatandasimizi kaybetmemize ragmen uzlasma ve kucaklasma adina hiç kimse hiçbir sey yapmadi ve ortaya hiçbir sey koyamadi. Baris ve uzlasi daha zor oldugundan herhalde, kavgayi ve kan dökmeyi tercih ettik. Uzlasmaya hazir degilmisiz ve beceremedik. Yine kan dökülecek, yine cenazeler kalkacak, yine analar aglayacak. Belki ilerde uzlasma adina dogru, iyi ve samimi çalismalar baslayacak, o güne kadar yine çok acilar çekilecek. Geldigimiz bu noktanin tek sorumlusu da yok, hepimiz sorumluyuz. Yine de ümitsizlige düsmemeliyiz. Insallah bir gün sagduyu hâkim gelecek, akan gözyaslari dinecektir. Bakin Âsik Yunus ne söylemis; Dosttan haber kim getirir Sorun seher yellerine Vay bu ayrilik firaki Yetismesin kullarina *** Bu ayrilik firaki Dünya kime kalir baki Ol padisah olup saki Kadeh sunar kullarina
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
| Hüsamettin KÖKSAL | |
| BATISIN VE BITISIGIN ESIGINDEKI ABD |
| Mehmet Dogan | |
| "Türk baharı" ne zaman? |
| M.Çetin Baydar | |
| Demokratik Değerlere Dayalı Hakimiyet savunucusu Hüseyin Avni |
| Ahmet Fidan | |
| Şehirlerin Ruhuna El Fatiha mı? |
| Fatih DURMUS | |
| GÜÇLÜ DÜNYA DEVLETİ TÜRKİYE |
| Prof. Dr. Oya Akgönenç | |
| LİBYA : KOLLEKTİF SÖMÜRGECİLİK: Yeni bir dönemin başlangıcı |
| Ramazan Durmus | |
| Açik mektup |
| Abdurrahman Sahin | |
| ATESLE OYNAMAK |
| Mehmet MALDAR | |
| İDEOLOJİK UZLAŞI |
| Minberden Gönüllere | |
| MINBERDEN GÖNÜLLERE.. |
| Ibrahim Ulvi Yavuz | |
| Yazmak |
| Ibrahim Demirci | |
| Türk Dil Kurumu'na yakismiyor! |
| Selçuk SILSÜPÜR | |
| Kıbrıs Barış Harekât'ında Savaşan Evliya ve Şehid'in Hikâyesi... |
| Ürün ve Hizmet Tanitimi | |
| Yalan dünya son bölüm izle |
![]() |
Tüm Yayin Haklari Sakldir. Izinsiz Kullanilamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |