Akka’da Cezzar Ahmet PASA’ YA yenilen Napolyon BONAPART diyor ki: “insanlari yükselten iki büyük meziyet vardir: Erkegin cesur, kadinin iffetli olmasi. Bunun yaninda her iki cinsi sereflendiren tek bir fazilet vardir. Bu meziyetleri Türk Milletinde mevcuttur.”
Bir de dönüp 21.yüzyil Türk insanina bir bakalim. Ahlak sukut etmis durumda. Rezilligin, ahlaksizligin, namussuzlugun, vicdansizligin bini bir para… Akla hayale gelmedik kepazelikler, insanin midesini bulandiran, hayretten agzini açik birakan, içini burkan, görmekten ve dinlemekten bile çekindigi olaylar her gün çarsaf çarsaf gazetelerde, televizyonlarda. Nasil bir yozlasma ki bu, her gün bir yenisiyle hatta daha kötüleriyle karsilasiyoruz. “Bunu yapan insan olamaz” ifadesini duymaya alisti artik kulaklarimiz. Insanin kanini donduran bu olaylar çogalarak Türk toplumunun yakasina yapismis durumda.
Aci olan su. Merhametiyle, sagduyusuyla, mazlumdan yana olmasiyla bilinen Türk toplumunun aleni bir sekilde çürümeye baslamasi. Ister sosyal patlama ister bozulus deyin. Türk toplumu, sözüm ona, muhafazakârlasirken, git gide ahlaki yozlasma üzerine rekor üstüne rekor kiriyor resmen. Türk toplumu bir cahiliye dönemi yasiyor sanki. Ahlaki yozlasma, beraberinde ekonomik ve siyasi alandaki yozlasmalara, suiistimallere, ahlaksizliklara da çanak tutuyor dogal olarak. Kadim Türk milleti asli kimligini kaybetmis ve uçurumun kenarina gelmis düsmemek için çirpiniyor artik.
Kafalarinin içleri bosalmis, düsünmeden alikonulmus, içi bos hayaller ve hedeflerle oyalanan, dünyasi televizyon, bilgisayar oyunlari, cep telefonu, futbol topundan ibaret bir insan tipinin inanci da, ahlaki da bilgi ve erdem temelli olmaktan çikartilip kuru ananeye, hurafelere ve sahtekâr insanlara endekslendiginde bundan baska bir sonuç çikmasi da beklenemezdi zaten. Elimizdeki inanç hazinemizi, milli hasletlerimizi elimizin tersiyle ittik ve üç kurusluk dünya nimetlerine feda ettik. Güzel ahlakiyla nam salmis sanli atalara sahip oldugumuz halde, manen çürüdügünü düsündügümüz Bati medeniyetinin bile gözlerini fal tasi gibi açabilecek cinsten rezillikler, ahlaksizliklar, namussuzluklara yataklik yapar olduk. Yabanciyi veya yolcuyu “Tanri misafiri” kabul edip, hürmeti ibadet bilen insanlarin torunlari, ülkemizi ziyarete gelen bir Italyan kadina tecavüz ederek öldürecek kadar alçaklik ve soysuzluk var artik sicilimizde.
“Bu yaptigini gâvur yapmaz” derlerdi önceden, gâvur yapmaz gerçekten. Yaptikça kaniksaniyor, alisiliyor, tepki dahi vermez hale geliyor insanlar. “Birkaç sene yatar ve çikar” mantigiyla yorumlaniyor suç haberleri, ne vahim! Mehmet Akif, Berlin’e yaptigi bir seyahatin nasil geçtigi soruldugunda söyle cevap verir: “isleri dinimiz gibi, dinleri de islerimiz gibi” Geldigimiz nokta da bu yargiyi daha da hakli çikariyor.
1.5 milyarlik Islam dünyasindaki ülkelere bakalim. Hepsi de yoksulluk, geri kalmislik ve zillet içinde. Amerika ve Bati ülkeleri tarafindan yerüstü ve yer alti kaynaklari sömürülmekte. Hiçbir Islam ülkesi Bati toplumundan herhangi bir ülkenin ekonomik ve sosyal gelismislik seviyesine ulasmis degil. Yoksulluk, hirsizlik, iskence, terör listeleri hariç.
Oysa, Türkiye Islam âleminin, en büyük ülkesi kuskusuz. 1980 sonrasi gerçeklestirilen reformlar ve yasanan degisimler Türk toplumunda firsatçi, çikarci, bencil, ahlak zafiyetli, cin fikirli tiplerin olusmasina zemin hazirladi. Kapitalist insan tipinin olusmasi, ahlaki düskünlüklere sebep oldu, sonuçlari da zaten ortada. Seviyesizlik, bayagilik, cehalet derya olmus akiyor üstümüze.
SONUÇ OLARAK; Türk Milleti olarak dini ve milli degerlerimize sahip çikmaliyiz. Özümüze dönüp Sevgi, saygi, hosgörü, kavramlarini yeniden Türk toplumuna hâkim kilmaliyiz.
Milli sairimiz Mehmet Akif bakiniz ne diyor;
Sahipsiz vatanin batmasi haktir,
Sen sahip çikarsan bu vatan batmayacaktir!
Orhun Yazitlarinda geçen Bilge Kaganin sözleriyle makalemi bitiriyorum.
EY TÜRK! TITRE VE KENDINE GEL! BENLIGINE SAHIP ÇIK!
Bu haber 2821 defa okunmuştur.