Dogu Anadolu toplumunun en önemli özelliklerinden biri olan GÖÇEBE ve ASIRET hayatinin halen devam etmesi, azalan yerlerde de kalintilarinin ve asiretçilik zihniyetinin devami, bugün Dogu Anadolu Bölgesinin bir vaz geçilemez özellig olarak karsimizda durmaktadir.
Göçebe Asiret düzeninin temel biçimini olusturan is ve geçim konumunun hayvanciliga dayali olmasi göçü zorunlu kilmaktadir. Aslinda Doguda egemen olan mülkiyet ve üretim konumu denetimsizlikle yüz yüze oldugundan feodal toplum izlenimini vermektedir.
Genis toprak mülkiyetini, buna bagli olarak da genis kitleleri denetimi altinda tutan agalar ve asiret reisleri ile seyhler denetimleri altinda tuttukari gruplar adina, dogrudan devletin yapmasi gereken topluma dair fonksiyonari benimsetebildikleri için kurumlasabilmeyi basarabilmislerdir ...
Aslinda Islâmî olmayan seyhlik kurumu feodal mülkiyet iliskilerinin bir fonksiyonu durumundadir. Aga, asiret ve seyhleri, 1926-1937 ve 1960 dönemlerinde halk kültürleri üzerindeki Devletin etkilerinden kurtaracagi zanni günümüzde kimbilir bugünün PKK olusumuna zemin hazirlayan unsurlardan olabilir..!
Aga, asiret reisi ve seyhlerin baskilanmasi ve yer yer sürgün edilislerinin de yasandigi bu dönemlerde, iyi veya kötü yürütülen toplumsal görevlerin engellenmesi suretiyle bunalimlara ve çikmaza sürüklenmis, böylece de Devlet beliren aksakliklara ortadan kaldiracak bir çalisma da yapmamis, böylece de agalarin bir bakima tefeci konumuna karsi sosyal dayanisma kurumlari, köklü egitim kurumlarina da yönelimemistir...
Aga, Seyh ve Asiret Reislerinin ekonomik ve toplumsal iliskierde güçlü hakimiyet de saglanamamistir. Böylece de feodal mülkiyet ve üretim kapitalist iliskilere geçise bir anlamda yol açmistir. Yani BEY-KÖYLÜ iliskileri ve PATRON-ISÇI iliskilerine dönüsemeyerek, feodal yapinin degismek mecburiyeti ile yüz yüze gelinmistir.
Bugünkü yapisina, iste geçtigi bu asamalardan sonra feodalite de bugünden yarina kapitalizme hizmetten öteye, ülke yararina bir asama kaydedememistir...
Toplumsal ve Siyasal Örgütlesme biçimi olan asiretlere dayali sistem, doguda siyasal üst yapinin olusumunun zemini olmustur. Ayni zamanda göçebe ve hayvanciliga dayali bir üretim sistemi de feodal üretim düzeyinden daha da asagilarda kalmaya mahkum edilmistir...
Iste Dogu Anadolunun Güney ve Kuzey kesimlerindeki feodal yapi farkliligi da bu düzen dogrultusunda kesin ve tatmin edici bir bölgesel yararliligi engellemistir.