Simdiye kadar Türk tarihinin ilk yazili belgelerinin Orhun Abideleri oldugu biliniyordu. Hâlbuki Kazakistan’in eski baskenti Alma Ata’nin 50 km kuzeyindeki Esik Kurganinda ele geçirilen buluntular arasindaki bir yazit, Türk tarihinin ilk yazili belgesi olma hakkini kazanmistir. Esik Kasabasinda tesadüfen bulunan bir Türk Tegin’ine ait Kurgan’da Altin pullarla kapli bir elbise ve 4800 parçadan fazla esyalar bulundu. Höyügü açan arkeologlar muhtesem bir mezarla karsilastilar. Bu, bir lahit degil, Misir piramitlerinde ki Firavun odasini andiran, her tarafi kapali, süslü kayalarla yapilmis bir oda idi. Bu odayi itina ile açtilar ve asil saskinlik o zaman oldu. Çünkü bu ölü odasinin içi piril piril altin esya ile doluydu. Altin olmayan esya da çoktu.
Altin Elbise; En göz alici ve harika nitelikteki esya, altindan yapilmis bir elbise idi. Çizmesinden basligina, kemerinden kiliçlarina kadar her seyi saf altindan olan bir elbise. Altin elbisenin basligi ok ve tuglarla süslü, alin hizasinda koç, geyik ve at kabartmalari var. Bu kabartmalara, kama kilifinda ve öteki esyalarda da rastlaniyor. Belindeki kemerin solunda bir kiliç, saginda ise bir kama asili. Ceketin altindaki düz pantolonun paçalari çizmenin içine giriyor. Ceket, yüzlerce üçgen altinin birlesmesinden meydana gelmis. Çorabin çizme ile diz kemigi arasinda kalan kisminda yine üçgen parçalar, çizmede ise dörtgen parçalar var. Tolgasindaki bacaklari ters dönmüs geyik simgesi Tengricilik’te ölümsüzlügün simgesi olan sigun geyiktir. Tarihçiler bu elbisenin bir Tegine (prense) ait oldugunu söylüyor. Türkün dehasinin bir örnegi.
Kazakistan’da Alma Ata yakinlarinda Esik höyügünde çikarilan ve M.Ö.5 yüzyilda yasamis bir Türk Tegine ait altin elbise. Halen Alma Ata müzesinde bulunan bu elbise ve diger esyalar, 25 asir öncesine ait Türk tarihine isik tutacak belge niteligindedir. Saf altindan yapilan böyle bir elbise dünyanin baska hiçbir yerinde yoktur. Ünlü Türk Arastirmaci yazarimiz Kazim Mirsan Altin Elbiseli Adamin mezarinda bulunan yazilarin tamgalarinin ve kullanilan Türkçenin eski çaglara ait oldugunu tespit etmis ve Altin Elbiseli Adamin tarihini M.Ö. 3381 olarak tahmin ettigini kitaplarinda belirtmistir.
Saka Türklerine ait, Mezarda 4.800 parça altindan baska, tabaklari, vazolari, kepçeleri, ayna ve tarak kiliflarini, gümüs kasiklari inceleyen tarihçiler, bunlarin M.Ö. 5. yüzyila ait Türk medeniyetinin ürünleri veya belgeleri oldugunu kabul ediyorlar. Misir Piramitlerinden sonra mezarindan en çok altin çikan, bastanbasa, her seyi ile saf altindan elbisesi olan ve günümüze ulasan tek eser odur.
Fakat Altin Elbiseli Adam’in mezarinda bulunan en degerli sey, ne bulunan altinlardir, ne de diger esyalar. Bu mezarda bulunan en degerli tarihi belge, gümüs bir kabin üzerindeki 26 harflik iki satir yazidir. Bu yazi, Türk tarihi ve medeniyetine isik tutacak niteliktedir.
Bugüne kadar bilinen en eski Türk yazisi, Yenisey ve Orhun anitlarindaki yazilardi ve bunlar zamanimizdan 14 asir geriye uzaniyordu. Oysa Esik’teki mezarda bulunan bu yazi 25 asirlik bir belge idi. Tarihçilerin okudugu 26 harflik yazinin anlami sudur:
“TIGIN 23’ÜNDE ÖLDÜ. ESIK HALKININ BASI SAG OLSUN.”
Tarihçilerin ortak kanaati bu yüksek medeniyetin kuruculari, Çin baskisi ile Altaylardan kalkip bugünkü Kazakistan bölgesine yerlesen ve SAKALAR olarak anilan bir Türk kavmidir. SAKALAR, M.Ö. 8 ve 4 yüzyillar arasinda, önce Tiyansan’da, sonra da Güneybati Asya’da yasayan Turanî kavimler topluluguna verilen bir addir. Daha sonra bunlara Iran kökenli Sogdlar da karismistir.
SAKALAR, Fergana, Kasgar, Aral Gölü, Hazar Denizi arasindaki alanda ve bugünkü Rusya’nin güneyinde kalan yerlerde bir Imparatorluk kurdular. Sakalarin inanislari, ölü gömme törenleri ve örfleri, Altaylilarinkinin ayni idi. Hunlarin ve Göktürklerin adetlerine de uyuyordu. Bir yandan Iranlilarin, öte yandan Çinlilerin sürekli baskisina ugrayan Sakalar, M.Ö.4 yüzyilda devlet olarak tarihten silindiler. Bugün Yakut Türkleri kendilerine “SAKA” demektedirler.
Saka Türklerine ait olan bir kurganda çikan eserlerden, M.Ö. 5. yüzyilda Türk’ün altindan elbise yapacak bir medeniyet seviyesine ulastiginin ve o dönemde dahi bir yazilarinin oldugunu ögrenmekteyiz. Türk düsmani bilim adamlari ve onlarin yerli isbirlikçileri utanmadan SAKALARI Iranli ve dillerini Iran dili olarak göstermeye çalismaktadirlar.
Fakat kurganlardan çikan eserler ve “Tarihin Babasi” HEREDOT ve diger çagdasi tarihçilere göre “SAKALAR” Türk’tür. Türk tarihinin en eski Imparatorluklarindan birisini kurup, en ileri medeniyet seviyesine ulasmislardir. “ALTIN ELBISELI ADAM” buna en güzel kanittir.
Bu haber 3136 defa okunmuştur.