Küresel isinma, insan tarafindan atmosfere verilen gazlarin sera etkisi yapmasi sonucunda, dünya atmosferi ve okyanuslarinin ortalama sicakliklarinda belirlenen artisa verilen isimdir. Yerküre’nin beklenenden daha fazla isinmasini saglayan ve isi dengesini düzenleyen bu dogal süreç “SERA ETKISI” olarak adlandirilmaktadir. Küresel isinma atmosferin delinmesi sonucudur. Atmosferdeki Karbondioksit ve Metan oranlarindaki artis dünya yüzeyinin sicakligini yükseltmektedir. Bu durumda kutuplara yakin buzlarin erimesine yol açmaktadir.
Konu ile ilgili Birlesmis Milletler Raporu, Paris’te açiklanmistir. Bu rapora göre:
+2 derece: Su sikintisi baslayacak. Kuzey Amerika’da kum firtinalari tarimi yok edecek. Deniz seviyeleri yükselecek. Gezegende canli türlerin % 30 ’u yok olma tehlikesiyle karsi karsiya kalacak.
+5 derece: Denizler 5 m. yükselecek. Deniz seviyesi ortalama 70 metre olacak. Dünyanin yiyecek stoklari tükenecek.
+6 derece: Göçler baslayacak. Yüz milyonlarca insan uygun iklim kosullarinda yasamak umuduyla göç yollarina düsecek.
Dünya Dogayi Koruma Vakfinca yapilan arastirmaya göre, küresel isinma bu yüzyilin sonunda bitki ve hayvan mevcudunun üçte birini tehdit ediyor. Milyonlarca insani sel, kasirga, kuraklik susuzluk ve salgin hastaliklarla karsi karsiya birakiyor. Grönland adasi hizla eriyor. Amazon ormanlari yok oluyor. Amazon ormanlarinin simdiden % 20’ si yok oldu. Küresel isinma Hollanda kiyilari sel tehdidi altinda, Avustralya siddetli kuraklikla tehdidi altinda. Kuzey Pasifikte Somon baligi popülâsyonunda büyük düsüs görülüyor. Kalifornia kiyilarinda binlerce deniz kusu, denizlerin isinmasinin yol açtigi besin kitligi yüzünden öldü. Okyanuslarda su seviyeleri sürekli olarak yükselmektedir.
KÜRESEL ISINMA KISKACINDA TÜRKIYE RAPORU
Bilim adamlarina göre küresel isinma önlenemedigi takdirde Türkiye 100 yil içinde Kuzey Afrika’ya dönecek. Yagislar azalinca, basta GAP bölgesi olmak üzere, tüm nehirlerin tasidigi su miktari düsecek. Baraj göllerinin su seviyesi azalacak, hidroelektrik enerji üretimi ciddi oranda düsecek. Denizlerimizdeki su akintilari ve sicaklik rejimleri degisecek. Baliklarin göç yollari bozulacak.
Kuru kesimlerde yüksek sicakliklarla birlikte orman yanginlari ile tarimsal hastalik ve tarim zararlilarin da büyük artislar olacak. Kavurucu sicakliklar ve kuraklik tarimsal ürünlerin hem çesidinin hem de miktarinin azalmasina neden olacak. Özellikle Iç Anadolu bölgesinde kuraklik etkisini gösteriyor.
Yaz yerine bahar turizmi yapilacak. Güney bölgeleri, turizmi kuzeye kaptiracak. Akdeniz yerine Karadeniz ön plana çikacak. Kar yagisi giderek azalacak. Hatta kis mevsimi ortadan kalkacak. Deniz seviyesinde yükselmelerle birlikte kiyi seridi ve deltalardaki tarim alanlari, plajlar ve yat limanlari, kullanilmaz hale gelecek. Iç Anadolu bölgesinden sonra Ege ve Akdeniz de kuraklik tehdidi altinda.
Iklim degisiklikleri, göçlere neden olacak. Türkiye’de yasayanlar kuzeye yerlesmeye çalisacak. Arastirmalara göre, 2030’da Türkiye’nin büyük kismi oldukça kuru ve sicak bir iklimin etkisine girecek. Sicakliklar 2-3 derece artacak ve deniz seviyesi 1 metre yükselecek.
ATO baskani Aygün, hükümetler ve is dünyasini yenilenebilir enerji kaynaklarinin kullanimi konusunda sorumluluk almaya çagiriyor. Küresel isinmaya engel olmak için kömür, petrol, dogalgaz gibi fosil yakitlarin yerine su, jeotermal ve günes enerji kaynaklarinin kullanilmasi gerektiginin altini çiziyor. Aygün, tasitlarin hava ve yakit filtrelerinin daha temiz olmasi, evlerimizde isi yalitimina dikkat etmemiz ve ozon tabakasini incelten sprey ve deodorantlarindan da uzak durmaliyiz diyerek konunun hayati önemine dikkati çekiyor.
KYOTO PROTOKOLÜ, Küresel Isinma ve iklim degisiklikleri konusunda mücadeleyi saglayacak tek çözüm gibi görünüyor. Protokolü 141 ülke imzaladi. Protokol, ülkelerin atmosfere saldiklari karbon miktarini 1990 yilindaki seviyelere düsürmelerini gerekli kiliyor. ABD, “Benim çikarlarim önce gelir” diyerek protokolü imzalamayi reddediyor.
SONSÖZ; Iste degerli okurlarim Dünyayi ve dolaysiyla Türkiye’mizi kötü bir gelecek bekliyor. Çare ne? Insanoglu aklini basina alacak bir kere. Binalarda izolasyonu saglayarak isi kaçaklarina engel olacagiz. Evimizde tasarruflu ampuller kullanacagiz, Daha az araba kullanacagiz ve toplu tasima araçlarini tercih edecegiz. Çöplerde geri dönüsümü yayginlastiracagiz. Daha az sicak su kullanacagiz. Elektronik aletleri gerektigi kadar kullanacagiz. Her yil düzenli olarak agaç dikecegiz. Isinmada günes enerjisini kullanacagiz. Ormanlara gözümüz gibi bakip yanginlara sebep olmayacagiz. Dünyada nükleer ve konvansiyonel silahlarin her türlüsü yasaklanacak.
Bütün bunlari yerine getirebilirsek, çocuklarimiza birakacagimiz bir dünya olacak.
Bu haber 2100 defa okunmuştur.