| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLAR |
GÜZEL TÜRKÇE'MIZI BOZMA TESEBBÜSLERI
02 Kasım 2010, 12:22 GÜZEL TÜRKÇE’MIZI BOZMA TESEBBÜSLERI Türkçe dünya dilleri arasinda Çin, Ingilizce, Ispanyolca, Hintçe den sonra en çok konusulan besinci dildir. Peki, Türkçemiz layikiyla temsil edilebiliyor mu? Hayir. Her fikri en ince ayrintisina kadar ifade kudreti olan bu dil, aydinlarimizin taklit hevesiyle bir ara yabanci kelimelerle ve hatta Arap-Acem gramer kurallariyla doldurulmus, bozulmustu; 20. yüzyilin baslarinda Türkçüler dili temizlemis, Türklestirmis, fakat yabanci kökenli oldugu halde artik tamamiyla Türkçelesmis olanlara dokunmamislardi. 1960’larda ise ‘ari Türkçe’ sloganiyla, bu Türkçelesmis kelimelerde yasaklanmaya kalkildi. Atatürk’ün 1930’larda baslatip sonradan vazgeçtigi bu akim bir kisim ileri aydin geçinen dilcilerimiz tarafindan uygulandi; atasözleriyle, siirle, sarkiyla harmanlanmis ve derin manalar ifade edilen kelimeler ne yazik ki dilimizden atilmistir. Ayrica, ahenksiz, manasiz ve yanlis anlamlar içeren ve maalesef çogu yabanci kökenli binlerce uyduruk kelime dile “öztürkçe” diye sokulmak istenmistir. Biz, Türkler, dilimize yabanci kelime, hatta gramer-yapi almada fazla ileri gitmisizdir. Önce Arapça-Farsça kelimeler özellikle divan yazar ve sairlerimizle, hatta serveti fününcularla dilimize doluverdiler. O kadar ki, bir ara Selçuklular Farsçayi devletin resmi dili yapmaya kalktilar. Büyük âlimimiz Mevlana bile ünlü Mesnevisini Farsça yazmistir. Allah’tan Karamanli Mehmet Bey bu kötü gidise dur demistir. Fermani ise söyleydi “Bugünden sonra kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden baska dil konusmayacaktir.” Fazl-i Ahlakiyesi mekteplerde okutulmus Sura-yi Devlet Reisi, hukuk ve mülkiye hocasi Kemal Pasazade Sait Bey de söyle demistir; Arapça isteyen Urban’a gitsin, Acemce isteyen Iran’a gitsin, Frangiler Frengistan’a gitsin, Biz Türk’üz… Bize Türkçe gerek. Atatürk, “Bana bir konusan Türkçe yapacaksiniz ki, dünyanin neresinde olursa olsun bütün Türkler bu dili anlayabilecekler. Türk Anavatani Rus isgali altindadir. Bir gün kominizim yikilacaktir. Fakat o günü bekleyemeyiz. Çünkü Türk kardeslerimiz dilini kaybetmis olacaklar ve biz onlara anlayabilecekleri bir dili vermeliyiz” demistir. Atatürk, münevver/aydin kesimin hala bol Arapça-Farsça yazmalarina karsi çikmis ve Türk Dil Kurumu’nu kurarak yabanci kökenli kelimeleri atma kampanyasi baslatmisti. Atilan kelimelerin yerine en eski “öztürkçe” kelimeler konuyordu. Fakat bu is abartilmis olup Atatürk bile Falih Rifki’ya “çocuk, bu böyle olmaz, bizi anlamiyorlar” diye dert yanmisti. Atatürk’ün vefatindan sonra, nedense sözde ilerici yazarlar Atatürk’ün tecrübesine de bos vererek “Ari Türkçe” kampanyasi baslatip “dil irkçiligina” giristiler. Artik sadece öztürkçe kelimeler kullanilacak, halkin diline yerlesmis “yabanci sözcükler” tabu olacakti. Böylece bir kusak, bir önceki kusagin yazdiklarini anlayamaz hala geldi. Emre Aköz’ün degisiyle, “kusaklar birbirlerine sagirlasmaya” dogru itmisti. Arapça-Farsça olup dilimize yerlesen güzelim sözcükleri atmakla kurtulus ararken, Bati dillerinin taklitçileri basimiza ne çoraplar açtilar. 19 yüzyilin sonunda Tanzimat’la baslayan asiri Baticilik, Fransizca istilasina ugratti dilimizi. Amerika filmleriyle, McDonalds’lariyla da kültür emperyalizmine baslayinca bu seferde dil kapilarimizi Ingilizceye sonuna kadar açtik. Fransizca’dan yapisanlar o kadarla kaldi.(asansör, kontrol, dosya, parti, rejim, kolonya, doktor, sigara, koridor, sinema, alkol gibi) Ingilizce istilasi dur durak bilmiyor. Gençlerin sohbetlerinde, selamlasmalarinda, deyimlerinde ve günlük hayatimizda yazilarda, sarkilarda, hatta dükkân tabelalarinda! Asil tehlike simdi Ingilizcenin emperyalizminde. Markalarimiz bile Ingilizce. Sanki Türkiye Ingiliz Milletler Toplulugunun bir üyesi gibi. Güzel Türkçemizi kullanmaktan aciz hale geldik ne yazik ki. Türkiye de üretilen elektronik esyalar hatta sekerlemeler bile Ingilizce isimlerle üretiliyor. Televizyonlarin, bazi program isimlerinin yabanci dillerde yazilmasi Türkçenin yoksullasmasina neden oluyor. Türkçenin bozulma ve yozlasmalardan korunmasi için basta devlet olmak üzere toplumun bütün kesimlerine görev düsmektedir. Toplumun bilinçlendirilmesi sarttir. Eger topluma ulus olma niteliklerini ve bu niteliklerin birbirlerinden ayrilmaz baglarla bagli oldugunu ve bu baglardan birinin koptugu süreçte ulusun dagilacagini anlatamazsak ulusal birligi sadece güçle bir arada tutmak imkânsizlasir. Biliyoruz ki dil bir milleti ayakta tutan en önemli unsurdur.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
| Hüsamettin KÖKSAL | |
| BATISIN VE BITISIGIN ESIGINDEKI ABD |
| Mehmet Dogan | |
| "Türk baharı" ne zaman? |
| M.Çetin Baydar | |
| Demokratik Değerlere Dayalı Hakimiyet savunucusu Hüseyin Avni |
| Ahmet Fidan | |
| Şehirlerin Ruhuna El Fatiha mı? |
| Fatih DURMUS | |
| GÜÇLÜ DÜNYA DEVLETİ TÜRKİYE |
| Prof. Dr. Oya Akgönenç | |
| LİBYA : KOLLEKTİF SÖMÜRGECİLİK: Yeni bir dönemin başlangıcı |
| Ramazan Durmus | |
| Açik mektup |
| Abdurrahman Sahin | |
| ATESLE OYNAMAK |
| Mehmet MALDAR | |
| İDEOLOJİK UZLAŞI |
| Minberden Gönüllere | |
| MINBERDEN GÖNÜLLERE.. |
| Ibrahim Ulvi Yavuz | |
| Yazmak |
| Ibrahim Demirci | |
| Türk Dil Kurumu'na yakismiyor! |
| Selçuk SILSÜPÜR | |
| Kıbrıs Barış Harekât'ında Savaşan Evliya ve Şehid'in Hikâyesi... |
| Ürün ve Hizmet Tanitimi | |
| Yalan dünya son bölüm izle |
![]() |
Tüm Yayin Haklari Sakldir. Izinsiz Kullanilamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |