| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLAR |
Geçen gün kaybettigimiz Asik Mevlüt Ihsani'ye dair
25 Kasım 2010, 09:21 1928 yilinda, Senkaya’nin Çermik köyünde dogdu. Asil adi Mevlüt Safak’tir. Resmi kayitlarda dogum tarihi olarak 1933 geçmesine karsin, Mevlüt Ihsani, gerçek dogumunun 1928 oldugunu belirtmektedir.
Mevlüt Ihsani, ilkokul 3. sinifa gittigi dönemde arkadaslariyla oynarken buldugu bir kapsülün patlamasi nedeniyle gözlerini yitirdi ve sol elinin 3 parmagi yaralandi. Gözleri görmemesine karsin köydeki bir marangozun yaninda çiraklik yapti. 13 yasinda ise köy imaminin yardimiyla Kuran ögrenmeye basladi. Bu dönemde komsusunun kizina asik oldu. Küçüklügünden beri, köyüne gelip giden asiklardan etkilenip siire ilgi duydu. Özellikle Bardizli Nihani, Narmanli Musa, Asik Yusuf gibi aslar bunlarin önde gelenleridir. 1945 yilinda körler okuluna gitmek istegini bir siirle dönemin cumhurbaskani Ismet Inönü’ye bildirdi. Aldigi olumlu yanittan sonra da Izmir Körler Okuluna kayit yaptirmak için yola çikti. Ancak Afyon’da evraklarini yitirdiginden, Izmir’e gittigi halde okula kayit yaptiramadan köyüne dönmek zorunda kaldi. Ayni dönemlerde gördügü bir rüyada sonra, dogaçlama söylemeye basladi. Annesinin tesvik etmesiyle baglama ögrenen Mevlüt Ihsani’ye, bu konuda özellikle Alisan Usta adli asigin çok yardimi oldu. 25 yaslarinda ise rüyasinda Alvarli Mehmet Lütfi Efendiyi gördü. Bunun üzerine Erzurum’a giderek Lütfi Efendiyle görüstü. Ihsani mahlasi da Lütfi Efendi tarafindan verildi. 1966 yilindan beri Konya Asiklar Bayramina katilan Asik Mevlüt Ihsani, döneminin ünlü asiklariyla karsilasmalar yapti. Gelenekler çerçevesinde de birçok asik yetistirdi. Birçok yarisma ve senlikte çesitli ödüller alan Asik Mevlüt Ihsani, Türkiye disinda da bazi senliklere katildi. 1974 yilinda Kars Çimento Fabrikasinda basladigi santraldaki görevinden 1981 yilinda malulen emekli oldu. Önce Erzurum’a yerlesen Mevlüt Ihsani, son yillarda Izmit’te yasamaktadir. Bugüne dek 5 plak, yaklasik 20 kaset doldurdu. Ayrica Batili folklor arastirmacilarinin hazirladigi bazi CD’lerde de kendi sesinden türküleri yer almaktadir. Mevlüt ihsani 7 Kasim 2010 Kocaeli-Körfez Esentepe Mahallesi Asik Mevlüt Ihsani Sokak Cenazesi 08.11.2010 pazartesi günü öglen namazini müteakip Kocaeli-Körfez Esentepe Mahallesi Asik Mevlüt Ihsani Sokak Ulu Camiinde kilinan namazdan sonra Kocaeli Körfez’de topraga ver-ildi (ecek). Aksamlar Dünyanin dönüsü kudretin sirri Isilir gün dogar döner aksamlar Her saatin ayri ayri rengi var Daglara siyah tül iner aksamlar Ara garip yalcu pinari bastan Su sesi geliyor karsi yamaçtan Süzülür dereye çakildan tastan Essiz gelin gibi iner aksamlar Karsiki yaylada çobanin mali Bir yirtik keçesi birde kavali Bir yaban tezegi bir kuru çali Ufaktan atasi yanar aksamlar Aldandin dünyanin bilmem nesine Mevlam neler koymus kudret tasina Koyun yavrusuna kus yuvasina Çirpina çirpina döner aksamlar Asik Mevlüt Ihsani Asikin Dünyaya Geldigi Bos mu Asikin dünyaya geldigi bosmu Bunlar tabiatin bir nisanidir Leylasin kaybetmis mecnun sarhosmu Elbet bir yaranin perisanidir Laleki sararmis gül neden somus Kamber ki bogulmus Asli kül olmus Günesmi kapanmis aksammi olmus Bakin bu havanin ne zamanidir Mevlüt yarasina kail dolanir Kerem aslisina mail dolanir Diyar diyar gezer sahil dolanir Sevda tekkesini dervisanidir Asik Mevlüt Ihsani Bilemem Göz yasimla mektup yazdim rüzgara Yellere sana ne söyledi bilemem Seni hatirlarim günde yüz kere Eller sana ne söyledi bilemem Lalelerin rengi ayvalasti mi Muhannet dikene gül dolasti mi Bülbül menekseye fisildasti mi Güller sana ne söyledi bilemem Hayat geçidine taslar dökülmüs Gönül pinarina yaslar dökülmüs Ah çeke ah çeke saçlar dökülmüs Yillar sana ne söyledi bilemem Her gelen dünyada bir dava yapmis Ne yapsa insana masiva yapmis Insanlar ne saray kus yuva yapmis Dallar sana ne söyledi bilemem Mevlüt ihsanî de yandikça yandi Hayatindan bikti candan usandi Gönül yaylasini gezdi dolandi Çöller sana ne söyledi bilemem Asik Mevlüt Ihsani Davam Yok Koyunum yok yaylalarda yayliyam, Çikam kaval çalam türkü söyliyem. Gurbetelde gam yükünü tayliyam, Götürmeye kervanim yok devem yok. Mecnunmuyum dagbasini inletem, Ferhatmiyim kayalari çinlatam. Keremmiyim coskun suyu çaglatam, Hak yaninda kabul olur duam yok. Gel muhannet sevdicegim kinama, El içinde beni ettin sinema. Nasip olsa dönebilsem haneme, Gurbetelde kanadim yok yuvam yok. Ihsaniyim gözyasimi silerim, Hayatimin oyununa gülerim. Dertlerimi kaderimle bölerim, Kimse ile hesabim yok davam yok. Asik Mevlüt Ihsani Döktü Bu askin elinden yandim kavruldum Içim kan agladi didem yas döktü Kader harmaninda estim savruldum Yollarima çeper çekti tas döktü Ne gündüz eglendim ne gece yattim Bilmeden ag ile karayi kattim Hayal perisine elim uzattim Benim için yüz eksitti kas döktü Ayrilik her dertten yamandir yaman Gece ayaz eder gündüzde duman Sorsalar Mevlüt Ihsani ne zaman Otuzunda saç agartti dis döktü Asik Mevlüt Ihsani Elimi Uzattim Elimi uzattim ates biraktin Kivilcim döküldü parmaklarindan Sirin sözler ile bagrimi yaktin Alev alev yanan dudaklarindan Gönül bahçesinde askin saklarim Yadima düsende alir yoklarim Her ne ederisen öper koklarim Kara gözlerinden yanaklarindan Dünya bu dolaptan almistir hizi Güzel seven asik çekmezmi sizi Sabahtan görünen çoban yildizi Elmas küpelerin kulaklarindan Mevlüt Ihsaniyem yaramdan sorun Dert bilen hekime veremden sorun Askin atesini keremden sorun Söktü dislerinden tirnaklarindan Asik Mevlüt Ihsani Gönül Ne Beklersin Gönül ne beklersin viran baglari Dostun bahçesinde gül açti gitti Ferhat sirin için yardi daglari Vurdu külüngünü yol açti gitti Garip senem diyer erdir murada Karacaoglan çok dolandi arada Kurbani gah suda gahta karada Nice belalara bulasti gitti Fuzuli seminin cevher sözleri Mevlana bekaya açmis gözleri Kerem Asli için nice düzleri Nice sahralari dolasti gitti Mevlüt Ihsaniyem yorulmaz düsüm Murada erdirmez böyle yürüsüm Dedim böcek gibi yapem ibrisim Bozuldu dezgahim dolasti gitti Hayatimin Kosmasi Binüçyüzkirkdörtte geldim anadan Yazdirdilar tarih ile yilimi Dokuz ay bir sene geçti aradan Mevla yürü dedi açti dilimi Çiçek gibi yavas yavas büyüdüm Adim adim korka korka yürüdüm Anam babam nazarinda biri idim Beslerdiler çabuk açsin gülümü Üç yasinda bilmez hata isledim Bes yasinda ahbabimi tasladim Yedisinde okumaya basladim Bilmez idim kaderimin dalini Iki yil okulda verdim basari Asla arkadastan kalmadim geri Okul petek oldu ben oldum ari Çalisirdim çabuk yapam balimi Hala seçmemistim sag ile solu Verdiler elime bomba kapsolu Aniden patladi bilmedim dolu Yakti gözlerimi kesti elimi Anam kayalara çaldi özünü Fakir idi tutan yaktu sözünü Ay geçmeden ag bürüdü gözümü On yasimda zindan etti yolumu Onüç ondördüne girince yasim Nice kazalara çok degdi basim Gelmedi yanima yaren yoldasim Ahbaplarim sormaz oldu halimi Hey Vah Hey Derdimi ne diyem döktüm yasimi Agri gibi duman aldi basimi Her nere gidersem koymaz pesimi Hasretlik sinemi daglar hey vah hey Mevlüt ihsaniyem bu derdim daim Gönlümün virane baglarindayim Hayatin ne karli daglarindayim Birakmaz asayim daglar hey vah hey Mevlüt ihsaniyem yoktur idaram Sinem göz göz oldu belirsiz yaram Dertlerim yas ile dosta maceram Söylersiz sirrimi daglar hey vah hey Hz Ismail Destani Varinca Mina’ya Ibrahim Halil Böyle emretmistir Cabbar u Celil Yavrum buraya kurban geldin dedi bil Böyle dedi ela gözden yas geldi Ismail’in kollarini bagladi Halil durdu biçagini zagladi Daglar duman tuttu, canlar agladi Melekler saf durdu nice kus geldi Hakk’in emri budur atam aglama Cigerini adlar ile daglama Ben asî degilim kolum baglama Bu sözleri atasina hos geldi Oguldur babanin bahçesi bagi Altidan yediye girmistir çagi Hiç kulu keser mi kulun biçagi Halil atti biçagina tas geldi Mevlam emreyledi uçtu Cebrail Benim için kurban geldi Ismail Onu kesilmeye olmazsam kail Cennetten bir kuzu kurban koç geldi Bilemez su hali bu Mevlüt Ihsan Emretti o zaman Cenab–i Sübhan Arafat daginda kesildi kurban Ibrahim Halil’in gönlü hos geldi Kurusun Havalar bulutlu topraklar nemli Yarim hazirlanma yollar kurusun Içerim kan aglar yüregim gamli Sana duvak kuran eller kurusun Sen allar giyindin ben giydim kara Sen gülüp eglendin ben düstüm zara Gelin olup bindigin gün atlara Su veren pinarlar seller kurusun Mevlüt ihsaniye bir uzat elin Sen benim sevdigim yadlara gelin Mavili yasmagin yasli mendilin Asip kuruttugun dallar kurusun Menekse Boynu eyik, nazik sümbül. Niçin kalbi yaralisin. Ne aglarsin, azicik gül. Yoksa bahti karalisin. Kokun gelir esen yelde. Ismin vardir her an dilde Deste, deste her güzelde, Sorarlarsa nerelisin. Yapragin mor,gögsün kara. Seni gönderiyim yara. Mevlüt IHSANI' ye çare. Hangi dagin maralisin. Asik Mevlüt Ihsani Nazli Dilber Nazli dilber sallanarak yürüme Lutfeyle göreyim kar yanaklarin Sen beni görüpte mihrap bürüme Yerden yere bitir nar yanaklarin Gözlerin harami kaslarin elmas Solar güzelligin sanada kalmaz Hasretin ok vurur yaram sagolmaz Asiga çektirir zar yanaklarin Mevlüt ihsaniyi yakma atese Kimse sevdayinan çikamaz basa Mevlayi seversen çikma günese Gözlerimi aldi kar yanaklarin Asik Mevlüt Ihsani Ne Yapim Çiçek diye bir dikene el attim Mor menevse haz gelmedi ne yapim Kara hayal ile yillarca yattim Sevdicegim tez gelmedi ne yapim Amaninda deli gönül amanin Ahu feryadinan geçti zamanim Yüksek daglar gibi kalkmaz dumanim Baharim yok yaz gelmedi ne yapim Gurur güzellerde yasadir yasa Onlarin kanunu asiga tasa Demir çarik geydim demirden asa Yolum yokus, düz gelmedi neyapim Mevlüt Ihsaniyim geldim oyuna Elli yildir kaval çaldim koyuna Derdimi söyledim harga boyuna Cevabima söz gelmedi ne yapim Asik Mevlüt Ihsani Ogul Türküsü Güle güle ugurladik askere Gidip bekleyesin vatanin ogul Anan niçin kinaladi ellerin Sirti kinalanir kurbanin ogul Yigidin kaderi böyledir bastan Sual et daglardan topraktan tastan Is basa düsünce dönme savastan Var ise gögsünde imanin ogul Bekle vatanini cephede çagla Siva kollarini silahin yagla Süngünü hazirla çantani bagla Belki aman vermez düsmanin ogul Aci rüzgari vatanina estirme Düsmanini anla dostun küstürme Kolun kestir bir agacin kestirme Çogalsin büyüsün ormanin ogul Helal ticareten harami katma Dinle amirini nöbette yatma Vatanini düsmanlara çignatma Sehitlik en büyük fermanin ogul Vataninda birlik cihanda baris Okumaya gayret sanatta yaris Isle topragini sen karis karis Var ise gayretin vicdanin ogul Vatan kazanilmaz sade tüfekle Kalem ile gayret ile yürekle Büyüklü küçüklü hizmet et bekle Yetissin bag ile bostanin ogul Sanatta yaris var en yüksek hizda Yapalim satalim biz kapimizda Karsiki komsular ayda yildizda Bos yere harcama zamanin ogul Mevlüt Ihsani’nin sevdigi vatan Sana ne söyledi o sehit atan Dogudan batiya atin oynatan Dört kitada vardir harmanin ogul Asik Mevlüt Ihsani Ogul (Kizlarina deyis) Her bir parçam bir diyarda Tükenmedi sizim ogul Basim daglar gibi karda Gelmez bahar yazim ogul Hatirlarim her sofrada Gurbet elde Almanyada Kavustursun bizi hüda Daha gülmez yüzüm ogul Al sazini türkü söyle Derdim tükenir mi böyle Arzu Müjgan Peri Leyla Sirin Solmaz Kizim ogul Selam söyle Gülcanima Gelsin ugrasin yanima Bu ihtiyar zamanima Atam desin kuzum ogul Mevlut Ihsaniyim dilde Elim sazda gözüm yolda Ne haldesiz gurbet elde Zor gecem gündüzüm ogul Ögretmen Hafta, biter azar, azar Geçer cuma, gelir pazar. Dogar besik, ölür mezar, Yüce insan ögretmendir. Gel söyle inceden ince, Anlayanlar olur yüce. Gündüz gider, gelir gece, Döner evren ögretmendir. Sual ederlerse senden, Söyle anlat,bunu den den. Undan, denden ögütenden, Bu degirmen ögretmendir. Kâînati hak yaratmis, Adem'e hikmetikatmis. Yap demis dünyaya atmis. Hak yaratan ögretmendir. Insanda oguldan, kizdan. Dagdan, irmaktan, denizden Aydan, günesten, yildizdan. Seyret cihan ögretmendir. Bunlar söyler neler,neler Kus ötüsür,hayvan meler. Gökten uçar, dagi deler, Bunu yapan ögretmendir. Mevlüt IHSAN zaat ile, Söyler yüzbin ispat ile. Incil ile Tevrat ile. Nur-u Kur'an ögretmendir. Asik Mevlüt Ihsani Soganli Soganli daglarin yüceden yüce, Methine nihayet yoktur netice, Güzelsin baharin,yazin gelince, Cevherdir toprgin,tasin soganli. Sürüler her yandan gelirler sana, Sularin soguktur,benzer dermana, Adin dagilmistir senin her yana, Var midir bir yanda esin soganli. Bir yanin ovadir, bir yanin orman, Yavuz, Sultan Murad okumus ferman, Sana feda ettik doksan bin kurban, Dumanli, savasli basin soganli. Baharinda yaylalar, yurtlar genistir, Sana Enver Pasa kanli demistir, Nice yaralini kurt, kus yemistir, Basindan geçeni düsün soganli. Mevlüt Ihsaninin yadigarindan, Usanmadim dumanindan, karindan, Çok güzeli ayirmissin yarindan, Bellisiz baharin, kisin soganli.. Sehit Mezari Sehit mezarindan geçtigim yerde, Gelen bir inilti tan,tan diyordu. Tarihe gömülmüs hangi seferde, Vatan için kurban kurban diyordu. Sürmüs düsmanlari yurdundan atmis Kanini yogurmus topraga katmis Kahraman ölür mü, uykuya yatmis Var mi evladima çatan diyordu Kani ile dolmustu kanli çizmesi Önünde bir yigin düsman kellesi Eli yarasinda kisikça sesi Kulak verdim vatan vatan diyordu. Bir aslan heykeli mezar tasinda, Silahli, çantasi yani basinda Kahraman Türk’lerin her savasinda, Sehit abidesi yatan diyordu. Mevlüt der Türk genci emanetin al Serefli Al Bayrak, ak yüzlü hilal Aziz Cumhuriyet, sanli istiklal Emanet birakti Atan Atan diyordu. Asik Mevlüt Ihsani Tatlidir Münevver adamin hos latifesi, Demeki arinin bali tatlidir. Beslemez kemigi, olmaz hilesi. Fakir bile olsa, dili tatlidir. Namerdin yanindan varipta geçme Anlatma derdini, sirrini açma Suyu kevser ise, eyilip içme. Akan derelerin seli tatlidir. Görmezmisi bu dünyanin halini. Çekme namertlerin kalmakalini. Yeme muhammetin dalak balini. Kadir bilenlerin külü tatlidir. Mevlüt keder etme olursun hilalal. Lütfundan etmesin bizi zülcelal. Varmidir hiç buna uyacak ahval. Hepsinden hak cemali tatlidir Asik Mevlüt Ihsani Yarim Yarim Dedim kuslar gibi kuram yuvayi Kanat yarim yarim kol yarim yarim Yillar geçti dolduramam kovayi Çiçek yarim yarim bal yarim yarim Kimse kaderinden dönemez hasa Ömür bir merdiven çikarsin basa Ister elli yasa ister yüz yasa Akibet kalirsin yol yarim yarim Al yesil giyinip bagrimi yarma Benden yüz çevirip yadlari sarma Tavus kusu gibi sisme kabarma Sende benim gibi kul yarim yarim Mevlüt ihsaniyi sevdaya kattin Alip dertlilerin içine attin Yadlara destiyi dolu uzattin Banada dedinki al yarim yarim Asik Mevlüt Ihsani
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
| Hüsamettin KÖKSAL | |
| BATISIN VE BITISIGIN ESIGINDEKI ABD |
| Mehmet Dogan | |
| "Türk baharı" ne zaman? |
| M.Çetin Baydar | |
| Demokratik Değerlere Dayalı Hakimiyet savunucusu Hüseyin Avni |
| Ahmet Fidan | |
| Şehirlerin Ruhuna El Fatiha mı? |
| Fatih DURMUS | |
| GÜÇLÜ DÜNYA DEVLETİ TÜRKİYE |
| Prof. Dr. Oya Akgönenç | |
| LİBYA : KOLLEKTİF SÖMÜRGECİLİK: Yeni bir dönemin başlangıcı |
| Ramazan Durmus | |
| Açik mektup |
| Abdurrahman Sahin | |
| ATESLE OYNAMAK |
| Mehmet MALDAR | |
| İDEOLOJİK UZLAŞI |
| Minberden Gönüllere | |
| MINBERDEN GÖNÜLLERE.. |
| Ibrahim Ulvi Yavuz | |
| Yazmak |
| Ibrahim Demirci | |
| Türk Dil Kurumu'na yakismiyor! |
| Selçuk SILSÜPÜR | |
| Kıbrıs Barış Harekât'ında Savaşan Evliya ve Şehid'in Hikâyesi... |
| Ürün ve Hizmet Tanitimi | |
| Yalan dünya son bölüm izle |
![]() |
Tüm Yayin Haklari Sakldir. Izinsiz Kullanilamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |