| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLAR |
HUNLARIN TORUNLARI "SAHA- YAKUT TÜRKLERI"
14 Aralık 2010, 00:51 HUNLARIN TORUNLARI “SAHA- YAKUT TÜRKLERI” Heredot, Iskitler’den bahsederken onlarin Asya’dan geldiklerini, ISKIT adini Yunanlilarin verdiklerini, Perslerin ise onlara SAKA dediklerini kaydetmektedir. Fakat dünyada daha çok Ruslarin verdikleri adla taniniyorlar: YAKUTLAR. Orhun Yazitlarinda geçen KURIKANLAR da Sahalarin atalari. Sakalar veya bugün kendi deyisleriyle Sahalar diger Türk kavimlerinden ayrilarak Sibirya’nin uç noktalarina gelip yerlesmislerdir. L.N. Gumilev’in dedigi gibi, yazilmis olan tarihleri keçe, agaç kabuklari ve benzer dayaniksiz malzeme üzere kaydedildiginden günümüze kadar gelememistir. Arastirmacilar, Saha kelimesinin kaynagini Sagay Türklerine dayandiriliyorlar. Çin yilliklarinda bile birkaç satirlik bilgi disinda Sahalarla ilgili kayita da rastlanilmamaktadir. Sahalar, kendilerini Hunlarin, Asya’daki ilk ve en büyük imparatorlugun kurucularinin torunlari sayiyorlar. Hunlara dayanan efsanelerini büyük bir özenle koruyor ve nesilden nesile aktariyorlar. Yakutistan’a ilk Türk göçlerinin Hunlar döneminde gerçeklestigi saniliyor. Sahalar, bugün kendilerine Saxa diyorlar, daha öncede Uranha-Saha derlerdi Geçit vermez ormanlarin, kutlu daglarin, kisin donan, yazin kükreyen nehirlerin koruyup gözettigi insanlar onlar. Afet saçan bir doganin kucaginda yüzyillarca özgürce konup göçtüler. Solgun bir mesaleyi andiran günesin altinda ve buzdan topraklar üzerinde yasadilar. Dünyada yerlesime açilmis alanlar arasinda en sert iklime sahip ülkelerinde yasama sanatinin en güzel örnegini verdiler. Onlar, Sahalar… Büyük göçlerle batiya ve güneye akan akrabalarinin tersine kuzeye, Sibirya’ya göçen Türkler… O Sahalar ki, Hun mirasini kaybetmemis olmaktan gurur duyuyorlar ve asirlar süren bir ayriliga ragmen uzaktaki Türk akrabalarina göz kirpiyorlar: “Biz buradayiz.” Türkçenin yankilandigi “ellerin” en kuzeydogu ucu burasi. “dünyada yerlesime açilmis alanlar arasinda en sert iklime sahip olan” bölge olarak tanimlaniyor burasi. Kisin bütün ülke donar. Termometre eksi 40 dereceyi vurur. Yazin havayla birlikte toprakta yumusar. Temmuz ayinda sicaklik 18 dereceyi bulur. Kuzeyde Laptev ve Dogu Sibirya denizlerine uzanan bu ülke, 3 milyon 103 bin 200 km yüzölçümüyle Türkiye’nin yaklasik dört kati bir ülkedir. Rusya federasyonuna bagli en büyük cumhuriyettir. Yakutsk, Lena Nehri’nin kiyisinda Yakutlarin baskenti ve nehir limani. Sahalar, Yakutistan’in gerçek sahipleriydi. Ruslar gelmeden önce bu uçsuz bucaksiz topraklarda göçebe bir hayat sürüyorlardi. Ne yazik ki simdi öz vatanlarinda azinlik durumuna düstüler. Bu muazzam cografyada yaklasik 1 milyon 150 bin kisi yasar.360 bin Saha ve 15 bin Tatar Türk’üne karsi 600 binden fazla Rus yasiyor. Yakutistan’da yasayan azinlik halklarindan biri de Tunguzlar. Sahalarin en eski komsulari. Sahalar, zorlu yasam sartlarina ragmen dimdik ayakta duruyorlar. Düsünün 360 bin kisiden olusan Saha Türklerinden dünya çapinda bilim adamlari, dünya sampiyonu sporcular çikiyor. Sahalarin “Yakutça” diye adlandirilan dilleri, Türk Dili’nin Kuzey grubundan kabul edilir; Uygur-Oguz grubundan. Yakutça Çuvasçayla birlikte Türkçenin “S” koluna girer. Örnegin “yaz” sözü Saha dilinde “sas” olur. Dil Oguz ve eski Uygur dillerinin bazi karakteristiklerini tasir. Saha diline Mogolca ve Tunguzca kelimelerin yani sira, 17. yüzyilda Rus isgaliyle de pek çok Rusça kelime de girmis bulunuyor. Hayvancililik ve avcilik Sahalarin en büyük geçim kaynaklari. Ancak sanayinin gelismesiyle de bu iskollarinda da çalisiyorlar. Yakutistan’in geçim kaynaklari arasinda kürk ticaretinin eskiden beri önemli bir yeri vardir. O yüzden sincap, tilki, kutup tilkisi ve ermin avciligi yaygin olarak yapiliyor. Saha atlari soguga dayanikliligi ile ünlü. Sahalar, ulasim ve yük tasimanin yani sira atlarin eti ve sütünden de yararlaniyorlar. Ayrica Ren Geyigi de yetistiriliyor ve etinden, sütünden ve derisinde yararlaniliyor. Türklerin milli içkisi Kimiz da bol miktarda üretilip tüketiliyor. Rus isgaliyle birlikte votkada yaygin olarak kullanilmaya baslamis. Sahalar, Ruslarin zorlamasiyla büyük bölümü Hiristiyanliga geçmis durumda. Okullarda artik Saha dilinde Ortodoks-Hristiyanlik ögretiliyor. Amerikalilar da sürekli kilise yaptiriyorlar. Fakat “Gök Tanri” inancini da koruyorlar. Samanizm’in bütün ögretileri de bu ülkede Samanlar vasitasiyla yasatiliyor. Orman, nehir ve göllerde avciliga çikan Sahali avcilar, av sonunda ayin düzenliyorlar. Gölün ve dagin ruhlarina dua ediyorlar. Sahalar, Ruslarin bütün ugraslarina ragmen Türk kimliklerini ve gelenek ve göreneklerini koruyorlar. Rusya ekonomisi Yakutistan sayesinde ayakta duruyor dersek de mübalaga olmaz. Petrol, kömür, altin, dogalgaz ve dünya elmas üretiminin üçte biri burada çikiyor. Fakat Ruslar Yakutistan’in bütün yeralti ve yerüstü zenginliklerini sömürüyor. Sibirya’nin zenginliklerinden Sahalar yararlanamiyor. Yakutistan’in bir özelligi daha var: “Dünyanin buzdolabi. Sadece havayi degil, genleri de koruyor. Dünyadaki insan ile ilgili bilgiyi de sakliyor.”Dünya Bankasi yakin zamana kadar sadece Amazon Ormanlarina destek sagliyorlardi. Artik Sibirya Ormanlari içinde destek sagliyorlar. Zira küresel isinmanin dünyayi ciddi anlamda tehdit ettigi bir dönemde Sibirya, bir buzdolabi olarak tüm gezegeni sogutuyor. Sahalar, içgüdüsel bir bilinçle, sadece ülkelerini degil, dünyayi da korudular. Sibirya, buzullari, nehirleri, gölleri ve ormanlariyla dünyanin ekolojik dengesini elinde tutuyor. Bozulan denge, tüm gezegeni altüst edebilir. (Kaynakça: V.L.Serosevsky, Sahalar/Yakutlar kitabi ve Atlas Dergisi, sayi 136, Temmuz 2004)
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
| Hüsamettin KÖKSAL | |
| BATISIN VE BITISIGIN ESIGINDEKI ABD |
| Mehmet Dogan | |
| "Türk baharı" ne zaman? |
| M.Çetin Baydar | |
| Demokratik Değerlere Dayalı Hakimiyet savunucusu Hüseyin Avni |
| Ahmet Fidan | |
| Şehirlerin Ruhuna El Fatiha mı? |
| Fatih DURMUS | |
| GÜÇLÜ DÜNYA DEVLETİ TÜRKİYE |
| Prof. Dr. Oya Akgönenç | |
| LİBYA : KOLLEKTİF SÖMÜRGECİLİK: Yeni bir dönemin başlangıcı |
| Ramazan Durmus | |
| Açik mektup |
| Abdurrahman Sahin | |
| ATESLE OYNAMAK |
| Mehmet MALDAR | |
| İDEOLOJİK UZLAŞI |
| Minberden Gönüllere | |
| MINBERDEN GÖNÜLLERE.. |
| Ibrahim Ulvi Yavuz | |
| Yazmak |
| Ibrahim Demirci | |
| Türk Dil Kurumu'na yakismiyor! |
| Selçuk SILSÜPÜR | |
| Kıbrıs Barış Harekât'ında Savaşan Evliya ve Şehid'in Hikâyesi... |
| Ürün ve Hizmet Tanitimi | |
| Yalan dünya son bölüm izle |
![]() |
Tüm Yayin Haklari Sakldir. Izinsiz Kullanilamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |