Türk tarihinin ve Türk kültürünün önde gelenler simalari yüzyillar geçse de Türk Milletinin gönül dünyasinda yasamaya devam eder. Bu sahsiyetlerden biri de Sari Saltuk’dur.
Ölümünün üzerinden yüzyillar geçmesine ragmen Sari Saltuk hala Anadolu, Rumeli ve Balkan Türklerinin gönlünde ve hafizasinda yasamaktadir. Anadolu’nun dogusunda Diyarbakir, Tunceli’den baslayip Bor, Iznik, Istanbul’dan Romanya, Bulgaristan, Arnavutluk, Makedonya, Bosna Hersek’e kadar uzanan çizgide bulunan Sari Saltuk’a ait türbe ve makamlarin büyük bir saygiyla ziyaret edilmesi, menkibelerin anlatilmasi Sari Saltuk’un hatirasinin canli bir sekilde yasadiginin bir delilidir. Sari Saltik yalniz Müslüman Türkler degil Ortodoks mezhebine bagli Hiristiyan Gagavuz Türklerinin de milli hafizalarinda yasayan ve saygiyla anilan bir Türk azizi olarak kabul edilmesi çok dikkat çekicidir.
Peki, kimdir Sari Saltuk? Ne zaman yasamis ve ne yapmistir?
Sari Saltuk, Anadolu ve Rumeli’nin fethi sirasinda gazalara katilan, kahramanligi ve velayeti ile yasarken efsanevi bir sahsiyet haline gelen bir veli bir Türk kahramanidir. Sari Saltuk’u en iyi anlatan eser süphesiz onun hayatini konu alan Saltuk-name adli eserdir. Ebulhayr-i Rumi adinda bir yazar Cem Sultan’in emriyle Anadolu ve Rumeli’yi adim adim dolasarak Sari Saltuk’a ait menkibeleri toplamis ve üç ciltlik bir eser ortaya çikmistir. Eser tahminen 1480 yilinda tamamlanmistir.
Saltuk-name’ye göre Sari Saltuk’un asil adi Serif Hizir’dir. Babasinin adi Seyyid Hasan’dir. Üç yasinda babasini kaybeder ve onu Seravil adinda bir lala yetistirir. Kisa zamanda ata binmeyi, kiliç kullanmayi ve ok atmayi ögrenen Serif Hizir, Türk destanlarindaki Alp tipinden bir örnegi teskil eder. Serf Hizir’in Saltuk adini alisi bir gelenege dayanmaktadir. Bu gelenek, kisinin gösterdigi kahramanlik sonucu ad almasidir.
Sari Saltuk, bir destan kahramanlarinda bulunmasi gereken bütün özelliklere sahiptir. Son derece güçlüdür. Yüreginde korkudan eser yoktur. Tek basina düsman içerisine girmekte, düsman kalelerini fethetmektedir. Aman dileyen düsmana karsi da merhametlidir. Saltuk-name’de yigitte bulunmasi gereken özellikler, ok atmak, yazi yazmak, suda yüzmek ve yigitçe gezmek olarak siralanirken, Sari Saltuk’un bu dört hünerde mahir oldugu özellikle belirtilir.
Bütün bu özellikler disinda Sari Saltuk’un olagan üstü güçleri de oldugu Saltuk-name’de mübalagali bir sekilde anlatilmaktadir. Çok uzaklarda aleyhine söylenen sözleri isitebilmekte, göz açip kapayincaya kadar bir diyardan digerine gidebilmektedir. Düsmanlari bir türlü Saltuk’u öldürememektedir. Ok atarlar batmaz, kiliç vururlar kesmez, büyü yaparlar tesir etmez, suya atarlar bogulmaz, atase atarlar yanmaz. Bütün cinler ve melekler Sari Saltuk’un yardimcisidir. Sari Saltuk, alp-eren kimliginin yani sira, bazi menkibelerde bir masal kahramani kimligiyle karsimiza çiktigi da olur.
Saltuk-nama’ye göre Sari Saltuk 99 yil yasamis, sonunda düsmanlari tarafindan zehirlendikten sonra hançerlenerek sehit edilmistir. Ancak son nefesini vermeden önce de kendisini zehirleyen ve hançerleyen düsmanini öldürmüstür.
Sari Saltuk hakkinda bilgi veren bir baska önemli kaynak da Evliya Çelebi’nin meshur Seyahat-name’sidir. Evliya Çelebi’ye göre Sari Saltuk’un asil adi Muhammed Buhari’dir. Muhammed Buhari Ahmet Yesevi’nin halifesidir. Ahmet Yesevi, Muhammed Buhari’yi su sözlerle Haci Bektas-i Veli’ye gönderir:
“Saltuk Muhammedim. Bektasim seni Rum’a göndersin. Leh diyarinda yoldan çikmis Sari Saltuk suretine girip o melunu, Dobruca’daki ejderi bu tahta kiliçla öldür, Makedonya ve Dobruca’da yedi krallik yerde ün sahibi ol.”
Dobruca’ya yetmis adamiyla gelen Muhammed Buhari’nin Kaligra magaralarindaki ejderi öldürmesi üzerine Dobruca krali ve halki Müslümanligi kabul eder. Leh ülkesinde Sari Saltuk namindaki papazi da öldürür ve Muhammed Sari Saltuk adiyla hüküm sürer ve bölgedeki halklari Müslümanlastirir.
Ortodoks mezhebine bagli olan Gagavuz Türkleri arasinda da Sari Saltuk’un özel bir yeri vardir. Bilindigi gibi Gagavuzlarin kökeni ile ilgili tezlerden biride, Gagavuzlarin degisik Türk boylarinin karismasi ve kaynasmasi ile olustugu düsüncesidir. Bu sebeple Gagavuz Türkleri Sari Saltuk’u “baba” olarak adlandirmakta, tarihi köklerini bulduklari bir tarihi kisilik olarak görmektedirler. Anadolu ve Balkanlar da Sari Saltuk’a ait oldugu ileri sürülen birçok türbe ve makamlara rastlanilmaktadir.
Zaman zaman Türkiye’de bir kültür mozaigi bulundugunu bilimsel temele dayanmadan ileri sürenlerin yanildigini Sari Saltuk’un tarihi kisiligi, türbe ve makamlari ortaya çikmaktadir. Ister Sünni olsun, ister Alevi, ister Ortodoks; ister Dogu Anadolulu ister Bati Anadolulu, ister Balkanlardaki Türkler tarafindan büyük bir saygiyla anilan, türbe ve makamlari ziyaret edilen Sari Saltuk birlestirici bir unsur olarak karsimiza çikmaktadir.
(Kaynakça, Prof.Dr. Sükrü Halük Akalin, Anadolu ve Balkanlarda Sari Saltuk)
Bu haber 1890 defa okunmuştur.