Bugün ülkemizde en çok konusulan ve tartisilan konulardan birisi süphesiz Egitim ve Ögretim sistemimizdir. Kime sorsan bu konuda mutlaka söyleyecegi bir sey mutlaka vardir. Herkes bir seyler yazar, herkes bir seyler söyler ve tartismalarda böylece sürer ve gider.
Bugün için, Milli Egitim camiasinda, en çok tartisilan konulardan biride süphesiz, yabanci dille egitim yapilsin mi, yapilmasin mi? Sorusuna cevap aramaktir. Bu konuda tartismalar sürerken ülkemizde “Ati alan Üsküdar’i geçmis” özdeyisini dogrularcasina, yabanci dille egitim yapan okullarimiz çig gibi büyümüs hatta bu büyüme ülke sinirlarini bile asmis bulunmaktadir. Bilkent Üniversitesi’nin Elektrik /Elektronik Fakültesinde okuyan yegenimin bana sordugu “Dayi, matematik dersini Ingilizce okumanin mantigi nedir?” sorusuna cevap vermekte dahi zorlandigimi hatirliyorum.
Bugün yabanci dille yapilan egitim, artik bir üstünlük ve bir meziyet olarak algilanmaktadir. Bu mantikla ülkemizde dil bilmeyen insanlarimizda maalesef ikinci hatta üçüncü sinif insanlar muamelesi görmektedir. Türkiye’de, anadili olan Türkçe’yi 500-600 kelimeyle konusup, düsündügünü dahi dogru dürüst anlatamamasindan dolayi hiç kimse yadirganmaz. Masallah, ülkemize gelen her turist kendini memleketinde görmektedir. Çünkü ülkemizde köylüsüyle, kentlisiyle, tüccariyla, ögretmeni ve ögrenciyle herkes yana yikila Ingilizce ögrenmeye çabalamaktadir. Anadolu Lisesi ikinci sinifta okuyan kizim, Ingilizce disinda birde Almanca dersi görmektedir. Artik bu kadarina pes dogrusu demekten kendimi alamiyorum.
Öz kültüründen kopma ve yozlasmanin emareleri olan davranislardan biride, yine kendini küçük görmek ve asagilamaktir. Ne yazik ki toplumumuz; kendisinden üstün gördügü Avrupali milletlerine benzeme özlemi ve telasina kapilmaktadir. Ingilizce, Fransizca veya Almanca konusmaya çalismak bence bu özlemin açiga vurulmus halidir. Kahvede, sinemada, restoranda, okulda bulusan gençlerimiz kendi aralarinda “Tesekkür ederim” yâda “Sag ol” yerine “Mersi” veya “Thank you” diyorlarsa, iste bu, kültür emperyalizminin taa kendisidir.
Güzel Türkçemizi begenmeyip, “Türk Hava Yollari” uçaklarimizin üzerine “Turkish Airlines” yazanlarin, dükkânlarina Ingilizce, Fransizca, Almanca isimler koyanlarin, çayevlerini “Cafe”ye dönüstürenlerin gayesi sizce nedir?
Yabanci dille egitim olur mu? Elbette olur. Türkiye genç ve dinamik bir ülkedir. Bir Turizm ülkesidir ve ekonomide dünyanin 17’nci büyük gücüdür. Bizim isyanimiz yabanci dille egitim görülmesine de degil bu isin sulandirilmasina karsi çikiyoruz.
Yabanci dil ile egitim, Osmanlinin son dönemlerinde, misyoner faaliyetleriyle baslamistir. Bunu çesitli tarih kitaplarindan ögreniyoruz. 1880 tarihli Barlett Raporu’nun ilk cümlesi söyledir; “Misyonerlik faaliyetleri açisindan Türkiye, Asya’nin anahtaridir.”
“Bir dil bilenin bir insan, iki dil bilenin iki insan” yerine geçtigini biliyoruz. Ancak burada kastedilen dil bilmek, sadece o dili ögrenmektir. Müslüman Türk çocugu, Ingilizce ögreneyim derken, Ingiliz kültürünü alip bir Ingiliz gibi düsünüp yasamaya baslarsa iste o zaman milli kültürümüz için çok büyük tehlike teskil eder.
Peki, bundan sonra ülkemizde bu konuda neler yapilmalidir? Bir yabanci dil ögrenmek önemli. Bence bu ülkede herkesin anadili disinda baska bir dil ögrenmesi de sart degil. Avrupa’nin hangi ülkesinde, ülkemizde Ingilizce Egitim ve Ögretim yapan okullar kadar Türkçe Egitim ve Ögretim yapan okullar var? Cevap; Tabii ki yok. Peki, dostlar, “Amerikali veya Avrupali, Türkçe ögrenmeye ihtiyaç duymuyorsa, Türk insani neden Ingilizce ya da bir baska Bati dili ögrenmeye ihtiyaç duyar hale getiriliyor.” Neden, bugün dünyada 300 milyonu asan ve dünyanin en çok konusulan besinci diline sahip Türk Dünyasi, kendi anadili olan Türkçeyi birakmis, Ingilizce ögreniyor?
Eger, bir seyler yapilmazsa korkarim yakin bir gelecekte, kardes Türk halklari ile Ingilizce konusur hale gelecegiz ve Türklük adina utanilacak, yadirganacak bir durumla karsi karsiya kalacagiz.
Milli Egitim Bakanligi ve Yabanci Dil egitimi yapan kamu ve özel Egitim Kurumu yetkililerinden tek istedigimiz sudur; Artik ülkemizde ve Türk ülkelerinde, yabanci dille yapilan egitim ve ögretime son verilsin. Bu okullar, seviyesi çok yüksek, Türkçe egitim ve ögretim yapan egitim kurumlarina dönüstürülsün. Yabanci dil ise, liseyi bitirdikten sonra Üniversite düzeyinde yapilsin. Bu yapilirken de yenidünya düzenine uygun, objektif bir dil egitimi yapilsin. Ingilizcenin yaninda Çince, Japonca, Arapça, Rusça dili niçin okutulmuyor? Okutulsun.
“Milli benligini bulamayan milletler baska milletlere yem olurlar” sözü Atatürk’ündür ve çok isabetli bir sözdür.
Bagimsizlik ve egemenligin, en önemli sarti da, Türk Kimligini ve kültürünü muhafaza etmektir. Elbette, Egitim dilimiz Türkçedir ve öylede kalacaktir.
Bu haber 2996 defa okunmuştur.