|
|
Anasayfa » Selçuk SILSÜPÜR
DEGISEN DÜNYANIN MERKEZ ÜLKESI "TÜRKIYE"
06 Haziran 2011, 05:03
Selçuk SILSÜPÜR
DEGISEN DÜNYANIN MERKEZ ÜLKESI “TÜRKIYE”
Ortadogu’da yillarca diktatörler tarafindan yönetilen Arap halklar, yillardan beri istedikleri degisim istekleri, ekonomik beklentilerini ve hepsinden önemlisi demokrasi isteklerini görmezden gelen dikta yönetimlere artik isyan ediyorlar. Bölgenin tam merkezinde yer alan Türkiye’yi de fazlasiyla ilgilendiriyor. Bu ülkelere karsi tarihten gelen sorumluluklarimiz var. Ayrica gelisen ve büyüyen büyük Türkiye’ye de bu yeni süreçte dogal olarak önemli görevler düsüyor. Türkiye’nin son dönemde gösterdigi çok boyutlu dis politikanin gerekliligi ve etkin bir aktör olarak bu süreçte yer almasi da elzemdir.
Yeni bir dünyanin olusumuna taniklik ediyoruz. Önce Tunus’ta baslayan olaylar asagi yukari ayni anlayisla yönetilen bütün ülkelere yayildi. Sonuçta bir seyler de degismeye basladi, Tunus ve Misir Devlet Baskanlari koltuklarini birakmaya mecbur kaldilar. Sudan Devlet Baskani tekrar aday olmayacagini açikladi. Ürdün Krali hükümeti feshetti. Lübnan, Yemen, Cezayir de bu olaylardan payini aldi. Libya lideri Kaddafi, Bahreyn Krali Hamad bin Isa ile Suriye Devlet Baskani Besar Esat, ülkelerindeki ayaklanmalari ve masum demokratik istekleri, ates açarak kanla, zorla bastirma telasinda. Fakat biliyoruz ki zulüm devam edemez ve bu liderlerde Tunus ve Misir gibi koltuklarini birakacaklari artik asikâr. “halka ragmen yönetim” gibi çarpik bir yönetim anlayisinin yenidünya düzeninde devami imkânsiz görünüyor. Artik degisim sart. Çünkü sorun Mübarek ya da Bin âli degil. Isimler degisir, ancak siyasetin üzerine oturacagi altyapi olmadigi sürece maalesef sonuç almak mümkün olmuyor. Çünkü demokrasi, bireylerin haklarina sahip çikmalarina dayanan bir “siyasete katilim kültürü’”dür. Bu ise ancak üreten ve dis dünya ile etkilesim halinde olan toplumlarda mümkün olabilmektedir. Fakat yinede Ortadogu’da “Hiçbir sey eskisi gibi olmayacak”.
Ingiltere ve Israil bir cenahta yer aliyor. Fransa, Almanya, Çin, Hindistan ve Rusya gibi ülkelerde bir baska cenahta. Türkiye ise bu taraflardan birisi yerine jeo -stratejik aktör olarak konuslanmak istiyor.
Büyük ölçekli toplumsal olaylari iyi tahlil etmek gerekiyor. Herkes teröre karsi oldugunu söylüyor ama Bir Üsame Bin Ladin’in niçin ortaya çiktigini kimse niçin sorgulamiyor? 11 Eylül saldirilariyla terörle tanisan ve can evinden vurulan ABD, Vietnam’da, Irak’ta, Somali’de, Afganistan’da ve baska yerlerde ABD çikarlari için binlerce, milyonlarca masum insanlari katletmedi mi?
Türkiye, cografi olarak Asya ve Avrupa’da yer almasi Afrika kitasi ve birçok ülkenin de merkezinde yer almasi nedeniyle büyük bir jeopolitik öneme sahiptir. Türkiye, bu konumu nedeniyle de etkin bir siyaset için kazanim sagliyor. Ayrica Osmanli’nin devami Türkiye, bu tarihsel miras nedeniyle de bölgenin en önemli devleti olarak ön plana çikmaktadir.
Türkiye, demokratik ve modern bir ulus-devlet yapisiyla Islam dünyasi tarafindan bir model ülke konumundadir. Türkiye’nin demokratiklesme sürecinde kimi zaman darbelerle, kimi zamanda dis sebeplerle sekteye ugrasa da, demokrasisini derinlestirme süreci Ortadogu’da ki ülkeler için hala iyi bir örnek teskil ediyor. Hem bir Ortadogu hem de Avrupa ülkesi olmasinin yaninda, terörizm ve Islam kelimelerinin birbirinden ayristirilmasi için gösterdigi çabayla, ayni zamanda küresel terörizmle mücadelede etkin rol aliyor. Avrupa’yla bütünlesmek isteyen bir Türkiye, bölge ülkeleri için çok kültürlü yapisiyla örnek teskil ediyor.
Türkiye, son dönemde neler yapti bir bakalim… Önce Ortadogu’da çatisanlari baristirmaya çalisti. Israil-Suriye, ABD-Iran, Irak-Suriye, Lübnanli gruplar, Hamas-Abbas, Afganistan-Pakistan, Irak’ta Suniler ve Siiler gibi ve Iran’la uranyum takasi konusunda Türkiye arabulucu rolünü üstlendi. Bir anlamda Türkiye bölgesinde baris ve istikrari kuran ülke olmaya çalisti.
Soguk savasin bitisiyle Türkiye, “Tampon Devlet” anlayisini terk etmistir. Disisleri Bakani Davutoglu’nun ifadesiyle “stratejik derinlik” anlayisi, yani “Türkiye’nin sadece jeopolitigini degil ayni zamanda tarihsel kimligini ve ekonomisini de içine alan bir politika”…
Degisen dünyada, Türkiye artik dis politika anlayisini “komsularla sifir sorun” ilkesi üzerine kuruyor. Türkiye’nin aktif çok tarafli dis politikasinin çok basarili ve sürdürülebilir olmasi da tabii ki çok önemli. Türkiye’nin proaktif yani çok boyutlu dis politika anlayisi Rahmetli Turgut Özal’in iktidarda oldugu dönemlere kadar uzaniyor. Özal’in Türk Cumhuriyetlerinin bagimsizliklari sonrasinda dünyayla entegrasyonu için nasil çirpindigini bugün bile çok iyi hatirliyoruz. Fakat Özal’in Ortadogu politikasi dönemin körfez krizi nedeniyle kesintiye ugramisti.
Giderek artan büyüme oranlariyla, dinamik ekonomisiyle, genç nüfusuyla, degisen dünyanin Kutup yildizidir Türkiye… Türk Cumhuriyetleriyle her alanda ilkeli bir isbirligi yapan, bir yandan da Ortadogu, Balkanlar, Afrika, Uzakdogu, Rusya, Güney Amerika ve tabii ki Avrupa topluluguna katilmak isteyen Türkiye, dünyanin gelecekteki patronluguna en büyük namzettir.
Bu haber 1589 defa okunmuştur.
|
Sosyal Medya
|